13 Ekim 2010 Çarşamba

Almanya 2020'de 1 milyon, Çin ise 4 milyon elektrikli araç kullanımını hedefliyor

Deloitte'nin, ''Geleceği şarj etmek: Elektrikli araçlar ve bir endüstrinin dönüşümü'' raporuna göre, 2020'de dünyada yaklaşık 13 milyon elektrikli aracın trafiğe çıkacağı öngörülüyor.
Deloitte tarafından yayınlanan Deloitte Review adlı derginin 7. sayısında yer alan ''Geleceği şarj etmek: Elektrikli araçlar ve bir endüstrinin değişimi'' başlıklı çalışmada, elektrikli araçların otomotiv pazarındaki konumu ve olası eğilimler tartışılıyor.
Yazıda yer verilen bazı araştırma verilerine göre, 2020'de dünyada yaklaşık 13 milyon elektrikli aracın kullanılacağı tahmin ediliyor. Bu konuda daha düşük rakamlar veren bu sayıyı 2 milyon civarında tahmin eden projeksiyonlar da bulunuyor. 2020'de otomobil satışlarının 100 milyon civarında olacağı göz önünde bulundurulduğunda, elektrikli araçların beklenen pazar payının az olduğu görülüyor. İçten yanmalı motorlu araçların en azından 10 yıl daha pazar lideri olarak kalacakları anlaşılıyor.
Yazıda elektrikli araçların şu anda pazarda önemli bir yeri bulunmadığı, ancak bazı faktörlerin bu araçların geleceğini aydınlattığı kaydediliyor. Bu faktörler arasında petrol fiyatlarının sürekli yükselmesinin yanı sıra çevreyi koruma kaygılarının artması da yer alıyor. Elektrikle çalışan araçların çevre kirliliğine karşı büyük yarar sağlayacakları biliniyor. Yenilenebilir enerji kaynakları geliştikçe, bu araçların yararlarının da katlanarak artacağı öngörülüyor. Hükümetlerin çevre koruma faturasının sürekli arttığı düşünüldüğünde, otomotiv endüstrisindeki güçlü dönüşümün bir noktada kaçınılmaz hale gelmesi bekleniyor. Buna rağmen halen yaygın olarak kullanılan içten yanmalı motorlu araçlardan vazgeçmenin de zaman alacağı belirtiliyor.
HÜKÜMETLER DESTEKLEMEYE BAŞLADI
Almanya 2020'de 1 milyon, Çin ise 4 milyon elektrikli araç kullanımını hedefliyor. ABD ise 2015 yılında 1 milyon hibrid aracı olmasını öngörüyor. Özellikle gelişmiş ülkeler elektrikli araçlara yönelik, pazarı doğrudan etkileyecek bir talep oluşturmak için çaba gösteriyorlar. Örneğin, Londra ve Stockholm'de, kent içinde daha az kişisel araç, daha fazla toplu taşıt kullanımını sağlamaya yönelik trafik vergisi gibi düzenlemelerin elektrikli araçlara geçişi teşvik etmek için de yapılabileceği belirtiliyor.
Elektrikli araçların en büyük dezavantajları arasında yüksek pil fiyatları, 160 kilometrenin altındaki menzilleri ve yeterince verimli olmayan altyapıları yer alıyor. İçten yanmalı motorları kullanan araçlar bu konuda daha avantajlı olsalar da ABD ve Çin'deki üreticiler aracın fiyatının üçte ikisi kadar olan pil fiyatlarının düşürülmesi için çalışıyor. Elektrikli araçların sayısı arttıkça üretim maliyetlerinin azalması bekleniyor. Japonya'da da konuyla ilgili devam eden çalışmalara göre 2030 yılında piller çok daha kuvvetli olacak ve elektrikli araçlar tek dolumda 1,600 kilometre gidebilecekler.
AA

Letonya'da erkek kıtlığı

Letonya'da Sovyetler döneminden sonra kapitalizme erkeklere kıyasla daha iyi uyum sağlayan kadınlar daha iyi eğitimli ve ortalama ömürleri daha uzun. Bu da onların eş bulmasını zorlaştırıyor.





Letonya'da erkeklerin doğum oranı kadınlardan daha yüksek. Ancak erkeklerin ortalama ömrünün kadınlara kıyasla daha kısa olması, yetişkin kadın oranının erkeklerden yüzde 8 daha fazla olmasına yol açıyor.

Başkent Riga'daki Letonya Üniversitesi'nde cinsiyetler arasındaki dengesizlik açıkça görülüyor. Sosyolog Baiba Bela, kız öğrenci sayısının erkeklerden yüzde 50 fazla olduğunu söylüyor. Bu nedenle de, kadınların kendi eğitim seviyelerinde erkekler bulmasının zorlaştığını belirtiyor.

Sosyolog, kadınların evlenme çağına geldiklerinde de, bu yaşlardaki erkeklerin daha erken ölmesi ve intihar etme ihtimallerinin dört kat daha fazla olduğunu vurguluyor ve kadınların ortalama yaşam süresinin erkeklerden 11 yıl daha fazla olduğunun altını çiziyor.

Psikolog Ansis Stabingis de Letonya'nın 20 yıl önce kapitalizme geçmesinin erkekler üzerinde ekonomik anlamda büyük baskı yarattığını ifade ediyor. İşsizliğin yüzde 20'ye çıkmasına yol açan ekonomik kriz bu baskıyı daha da artırıyor.

Stabingis, 'Sonuçta resmi verilere göre intihar oranları yüze 16'ya çıktı. Bu, Avrupa Birliği içindeki en yüksek oran. Erkeklerden beklentiler var. Bunları karşılayamayınca da depresyona giriyorlar.' diyor. (BBC)

Işık sızan odada uyumak kilo aldırıyor!

Geceleri loş veya çok hafif ışık altında uyumanın obeziteyi tetiklediğine dair ilginç bulgulara ulaşıldı.



12 Ekim 2010, Salı

Amerika Ohio Devlet Üniversitesi’nde yapılan çalışma, loş ışık altında uyuyan farelerin karanlıkta uyuyanlara göre, 8 hafta içinde yüzde 50 daha fazla kilo aldığını ortaya koyuyor.

Çalışma sırasında bir grup fare günlük 16 saat ışık altında, 8 saat boyuncaysa karanlıkta bırakılırken diğer grup, 16 saatlik ışık süresinin sonunda 8 saat de loş ışığa maruz bırakılmış. Farelerin vücut kütleleri arasındaki fark daha ilk haftanın sonunda kendini göstermeye başlamış.

Çalışma ekibinin başındaki Laure Fonken, farelerin günlük aktivitelerinde ve verilen besin miktarında herhangi bir fark olmamasına karşın uyku esnasında karanlıkta bırakılan denek grubunun diğer gruba göre oldukça zayıf kaldığını belirtiyor. Çalışma, ışığın metabolizma üzerinde oldukça etkili olabileceği konusunda da sinyal veriyor.

Makalenin yazarlarından Dr. Randy Nelson, gece verilen ışığın, besinleri metabolize etmeleri için farelerin yanlış beslenme zamanları seçmesine neden olduğunu düşünüyor. Bu gruptaki farelere diğerleriyle aynı miktarda yiyecek verilmesine karşın daha çok gece beslenmeyi tercih etmişler. Farelerin gün içinde istedikleri saatlerde değil de belirli ve eş zamanlarda yemek yemeleri sağlandığındaysa Nelson’un teorisini destekler şekilde, farklı grupların ağırlıkları arasında belirgin bir farkın olmadığı gözlenmiş.

Sonuçların insanlar için de aynı olduğu gösterilirse, geç saatlerde beslenmenin obezite üzerine sanılandan çok daha büyük etkilerinin olduğu anlaşılacak.(NTV)

Sivrisinekler 'aşı' oldu

Japon bilim adamları, genetik değişime uğrattıkları sivrisinekleri "uçan aşılara" çevirdiler.

ntvmsnbc ve Ajanslar
Güncelleme: 10:08 TSİ 25 Mart. 2010 Perşembe
Japonya'nın başkenti Tokyo'ya yakın Jichi tıp fakültesi araştırmacıları, genetik değişimle sivrisineklerin tükürüklerinde tatarcık hummasına karşı aşı üretmelerini sağladı. Bu sineklerin ısırdığı farelerin ise hastalığa karşı antikor ürettiği tespit edildi.
Araştırmayı yöneten Prof. Shigeto Yoshida, genetik değişime uğratılmış sineklerin ısırdıkları "kurbanlarının" normal bir aşı olmuş gibi hastalığa karşı korunduğunu, ama bu yöntemin "ücretsiz ve acısız" olduğunu belirtti.
Yoshida, ileride, sıtma taşıyıcısı sivrisineklerin sıtmaya ve başka tropik hastalıklara karşı aşı olarak kullanılabileceğini kaydetti.
"Uçan aşıların" bazı problemlere yol açabileceğini belirten uzmanlar ise genetik olarak değiştirilmiş sivrisineklerin doğaya salınması halinde bunun kontrolsüz aşılama anlamına geleceğini, aşının dozunun ayarlanmasının zor olacağını ve insanların, rızası alınmadan aşılanmaya muhtemelen karşı çıkacaklarını ifade ediyor.
Her yıl dünyada yaklaşık 1 milyon kişi sıtmadan hayatını kaybediyor; her 30 saniyede, 5 yaşın altında bir çocuk bu hastalıktan ölüyor.



Nezahat Gökyiğit
Botanik Bahçesi




NGBB'DE Çocuk Etkinlikleri

 

Atölye adı: Arkadaşım Ayı

Eğitmen: Burcu Meltem Arık Akyüz
Tarih: 16 Ekim 2010
Yer: NGBB, Çardak önünde buluşuyoruz
Yaş  grubu: 6-9 yaş
Sayı: 10-20 çocuk
Süre: 60 dakika
Saat: 13:30
Ücret: 15 TL
İçerik: Türkiye'de yaşayan boz ayıyı daha yakından tanıyacağız. Nerede yaşadığını, ne yediğini, kış uykusunu, yavrularını nasıl büyüttüğünü öğreneceğiz.
Katılımcısı  sayısı sınırlı olduğundan kayıt yaptırılması gerekmektedir.
Kayıt için lütfen 0216 456 44 37 numaralı telefonu arayın.
 

Atölye adı: Bitkilerle Sanat

Eğitmen: Sevil Türkoğlu
Tarih: 17 Ekim 2010
Yer: Keşif Bahçesi Etkinlik Alanı
Yaş grubu: 5-7
Sayı: 15 çocuk
Süre: 60 dakika
Saat: 11:00 ve 13:30 (Etkinliğimiz günde 2 kere tekrarlanacaktır.)
İçerik: Bu çalışmada, bahçeden topladığımız çeşitli bitkilerle yaratıcı ürünler oluşturucağız. Katılım ücretsizdir. Katılımcısı sayısı sınırlı olduğundan kayıt yaptırılması gerekmektedir. Kayıtlar, etkinlikten en geç bir saat önce Keşif Bahçesi'nde ilgili eğitmen tarafından yapılacaktır.
İletişim : Dilan Bayındır - dilan@ngbb.gen.tr - 0216 456 44 37
 

Atölye adı: Rölyef Atölye Çalışması

Eğitmen: Seda Tunger
Tarih:  17 Ekim 2010
Yer: NGBB, Çardak önünde buluşuyoruz
Yaş grubu: 9-12 yaş
Sayı: 10 çocuk
Süre: 90 dakika
Saat: 13:30
Ücret: 15 TL
İçerik: Doğanın güzelliğini hayallerinizde şekillendiriyoruz. Doğayı gözleyerek oluşturduğumuz çizimleri alüminyum veya bakır folyoya aktaracağız.
Katılımcısı sayısı sınırlı olduğundan kayıt yaptırılması gerekmektedir.
Kayıt için lütfen 0216 456 44 37 numaralı telefonu arayın.
İletişim: Dilan Bayındır - dilan@ngbb.gen.tr - 0216 456 44 37
 

Tüm Etkinlikler İçin Tıklayınız


NGBB'DE GÖNÜLLÜLÜK

Bahçemizi birlikte büyütelim
Yaşınız, ilgi alanlarınız ve uzmanlığınız ne olursa olsun NGBB'de yapabileceğiniz çok şey var. Gönüllülerimiz bahçemizin kuruluşundan bu yana tüm departmanlarımızın faaliyetlerine katkıda bulunmaya devam ediyorlar. 
'Gönüllümüz olmak istiyorsanız lütfen 0 216 456 44 37 nolu telefondan arayarak veya fgulenc@mynet.com adresine e-posta göndererek randevu alınız.

Ziyaret Bilgileri

İletişim

Görüş, öneri ve sorularınızı lütfen info@ngbb.gen.tr adresine yazın.
'Bu e-bülten NGBB çalışanlarının ortak katkısı ile hazırlanmıştır.
NGBB
NEZAHAT GÖKYİĞİT BOTANİK BAHÇESİ
Tem Anodolu Otoyol Kavşağı 81120 İstanbul
Tel: 0216 456 44 37 Faks: 0216 456 44 38
www.ngbb.gen.tr