14 Ekim 2010 Perşembe

 
İki kamu devi daha vitrine çıkıyor
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi kararını verdi

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş (İDO) ve İstanbul Gaz Dağıtım A.Ş (İGDAŞ) hisselerinin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesini oy çokluğuyla kabul etti.

Saraçhane'deki Belediye Sarayında düzenlenen meclis toplantısında, İDO A.Ş ve İGDAŞ A.Ş hisselerinin özelleştirilmesi hakkında Hukuk ile Plan ve Bütçe komisyonlarının ortak raporları ele alındı.

Öğle saatlerinde İGDAŞ'ın özelleştirilmesini protesto eden Tes-İş üyesi İGDAŞ işçilerinden bazılarının da izlediği meclis toplantısında, özelleştirme yöntemine ve iki şirketin satışına CHP Grubu itirazda bulundu.

Gruplar adına yapılan konuşmaların ardından, iki şirketin hisselerinin blok satış yöntemiyle özelleştirilmesi, oy çokluğuyla kabul edildi.
AA

Füze savunma sistemi için 2 şartımız var

NATO Genel Sekreteri Rasmussen toplantıda "Tüm Avrupa'yı kapsayacak füze savunması gerektiğine inanıyorum" dedi

14 Ekim 2010 Perşembe, 19:38:59
Füze savunma sistemi için 2 şartımız var
ABD Savunma Bakanı Robert Gates, ABD'nin Avrupa'ya kurmayı planladığı füze savunma sistemi için Türkiye'ye baskı yapmadıklarını ve bu konuyu görüşmeye devam ettiklerini söyledi.
Türk tarafı, füze savunma sistemine iki şartın sağlanması halinde destek verilebileceğini belirtti.
Gates, NATO dışişleri ve savunma bakanları toplantısının ardından bir gazetecinin konuyla ilgili sorusu üzerine Türk meslektaşlarıyla füze savunması dahil birçok konuyu tartıştıklarını belirtti. Gates, ''Bu konuda (Füze savunması sistemi için) Türkler'e baskı uygulamadığımızı, mütefiklerimizden biriyle devam eden görüşmeler yaptığımızı söyleyebilirim'' dedi.
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Gates'le yaptıkları görüşmede, füze savunma sistemi de gündeme geldi.
Görüşmede Türk tarafı ''NATO öncülüğünde, tüm NATO topraklarını kapsaması ve NATO üyelerinin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayacak bir sistem planlanması'' durumunda füze savunma sistemine destek verebileceklerini belirtti. NATO'nun 19-20 Kasım'daki Lizbon zirvesinde onaylanacak yeni stratejik konseptinin de ele alındığı sözkonusu görüşmede, bu konuda iki ülke arasındaki diyalogun sürmesinin faydalı olacağı kabul edildi. Yaklaşım yarım saat süren 4'lü görüşmede Irak, Lübnan ve Balkanlar'daki son gelişmeler de ele alındı.
TOPLANTI
NATO dışişleri ve savunma bakanları, 19-20 Kasım'daki Lizbon zirvesinde, NATO devlet ve hükümet başkanlarının onayına sunulacak yeni stratejik konsepti tartışmak için toplandı.
NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, toplantının başlangıcında yaptığı konuşmada, NATO'nun temel görevinin 28 üye ülkedeki 900 milyon vatandaşı muhtemel saldırılardan korumak olduğunu vurgulayarak, bu sorumluluğun değişmeyeceğini fakat modern, değişen tehdit yapısına karşı modern savunmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Rasmussen, "NATO'nun tüm Avrupa'yı füze saldırısı tehdidine karşı korumasını isteyip istemediğimize karar vermeliyiz. Tehdit açıktır, bu kapasite (füze kalkanı) mevcuttur ve maliyeti üstlenilebilir. Tüm Avrupa'yı kapsayacak füze savunmasını bir NATO kapasitesi yapmamız gerektiğine inanıyorum" dedi. Füze kalkanı için bir süredir Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Romanya'yla müzakereler yürüten ABD, "haydut devlet" olarak gördüğü İran ve Kuzey Kore'den gelebilecek muhtemel saldırılara karşı güvence sunacağını savunduğu projeyi, NATO şemsiyesi altında gerçekleştirmek istiyor. Türkiye ise komşularına kuşatılmışlık hissi vererek rahatsız edecek bir füze kalkanına sıcak bakmıyor.
Türkiye ayrıca füze kalkanının ABD değil NATO tarafından yönetilmesi gerektiğini düşünüyor.
NATO'nun yeni stratejik konsept taslağında, siber saldırılara karşı saldırıyı da içeren aktif savunma önerisine yer verilmesi, bazı üyeleri rahatsız ediyor. Estonya'da Nisan 2007'de Rus kaynaklı olduğuna inanılan ve birçok banka ve kamu kuruluşlarının internet sitelerinin günlerce devre dışı kalmasına neden olan siber saldırılar ve son olarak İran'ın sanayi ve nükleer tesislerinde üretim aksamalarına neden olan, ABD ve İsrail kaynaklı olduğu sanılan Stuxnet adlı virüs saldırısı, sanal sistemlerin güvenliğini ön plana çıkardı.
ABD, 2 yıl önce gizli askeri bilgilerin tutulduğu bilgisayarlara karşı yapılan siber saldırı girişimi üzerine, savunma bakanlığı bünyesinde askeri bilgisayar ağlarının güvenliğinden sorumlu bir birim oluşturarak aktif siber savunma politikasını hayata geçirmişti. ABD, NATO içinde de benzer bir yapılanmanın bayraktarlığını yapıyor. NATO tarihinde ilk kez ortak toplanan dışişleri ve savunma bakanlarının diğer gündem maddeleri arasında, NATO reformu, üçüncü ülkelerle ve diğer uluslararası örgütlerle ortaklıklar ve Afganistan bulunuyor.
GATES İZMİR'DEKİ ÜSSÜN KAPATILMASINA KARŞI
NATO Savunma Bakanları, NATO'nun yeniden yapılandırılması kapsamında personel sayısının 13 binden 9 bine ve karargah sayısının 12'den 8 ya da 9'a düşürülmesini onaylarken, ABD Savunma Bakanı Robert Gates, Türkiye'de en az bir NATO üssünün bulundurulması gerektiğini söyledi. Diplomatik kaynaklar, NATO Savunma Bakanlarının İttifak'ın halen 12 olan karargah sayısının üçte bir oranında azaltılmasına yeşil ışık yaktığı toplantıda, Türkiye'de en az bir NATO üssü bulunması gereğini vurgulayan Gates'in, NATO bünyesinde tartışılan İzmir'deki Müttefik Hava Unsur Komutanlığı Karargahı'nı kastettiğini belirtti. Türkiye, komuta yapısını gözden geçiren NATO'nun İzmir'deki hava üssünü kapatmasına sıcak bakmıyor. NATO'nun Almanya ve İtalya'da ikişer ve Türkiye ile birlikte İngiltere, Belçika, Hollanda, İspanya, Bosna Hersek, Makedonya ve Arnavutluk'ta bir karargahı bulunuyor.
DAVUTOĞLU VE GÖNÜL, CLINTON VE GATES'LE GÖRÜŞTÜ
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Amerikalı meslektaşları Hillary Clinton ve Robert Gates'le görüştü. NATO dışişleri ve savunma bakanları toplantısının hemen ardından yapılan ve heyetlerin de katıldığı 4'lü görüşmede, NATO gündemindeki ve ikili konular ele alındı.
AA
Ülkemizi daha önce hiç böyle görmediniz... Şimdi sizi nefis bir tura davet ediyoruz...
13 Ekim 2010 Çarşamba, 11:24:34
Türk Hava Kurumu (THK) öğretmen pilotu Orhan Özgülbaş, Türkiye'deki 27 ili motorlu yamaç paraşütünden fotoğraf makinesi ve kamerayla görüntüledi.

AA muhabirine açıklama yapan Özgülbaş, amatör kurslar sonucu THK mensubu olduğunu ve 25 yıldır bu kurumda eğitmenlik yaptığını anlattı. Çekimlerde bazen ciddi risklerle karşılaştıklarını ifade eden Özgülbaş, ''Fotoğrafçılık ve kurgu konusunda eğitim almıştım. Gökyüzünden çekim yapmaya 2006'da başladım. 4 yılda 3 kez Türkiye turu yaptım. Her ilde istediğimiz gibi çekim yapamayabiliyoruz çünkü hava şartları uygun olmayabiliyor. Sadece gökyüzünden çekim yapmıyoruz. Aynı zamanda gösteri uçuşları yapıyoruz, havacılıkla ilgili bilgi ve eğitim veriyoruz, gezdiğimiz yerlerin kültürel, doğal ve tarihi yapısı hakkında bilgiler aktarıyoruz. Bu nedenlerden ötürü 27 ilde çekim yapmak 4 yılımızı aldı. Amacımız 81 ilin çekimlerini tamamlamak'' diye konuştu.

GALERİ İÇİN TIKLAYIN

Bu görüntüleri farklı illerde açtıkları sergilerle vatandaşlarla paylaştıklarını anlatan Özgülbaş, 27 ilde 10 bine yakın fotoğraf çektiklerini söyledi. Çekimlere ekip arkadaşı Murat Tok ve bir şoförle kara yoluyla gittiklerini belirten Özgülbaş, Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Artvin, Bolu, Çanakkale, Denizli, Isparta, İstanbul, İzmir, Karabük, Kastamonu, Mersin, Muğla, Nevşehir, Ordu, Rize, Samsun, Sivas, Trabzon, Urfa, Van ve Zonguldak'ın görüntülerinin şu anda sergilerde kullanıldığını, yeni çekim yaptıkları 3 ilin görüntülerinin de kısa sürede sergileneceğini kaydetti.

Gökyüzünden Türkiye belgeseli için 500 saat video çekimi yaptıklarını bildiren Özgülbaş, bu görüntülerden oluşan belgesel ve 250 fotoğraflık bir albümün de yer aldığı DVD'lerin bağış karşılığında THK adına satıldığını ifade etti. Orhan Özgülbaş, bu fotoğraf ve bilgilerin yer alacağı bir kitap oluşturmaya çalıştıklarını, kitabın THK tarafından satışının yapılacağını anlattı.

-FOTOĞRAFLARIN ORİJİNALİ THK'DAN ALINABİLİYOR-

Orhan Özgülbaş, çekim yaptıkları illerde kalkış ve iniş ile çekim açılarının belirlenmesi için önce yerden inceleme yaptıklarını, daha sonra da hava şartlarına göre çekimleri gerçekleştirdiklerini anlattı.

Motorlu yamaç paraşütüyle 25-45 kilometre arasındaki uçuş hızında çekim yaptıklarını ifade eden Özgülbaş, yerin konumuma, büyüklüğüne ve özelliğine göre yerden 50 metre ile 2 bin 500 metre arasında değişen yükseklikte çekim yaptıklarını belirtti.

Bir tur sırasında yaklaşık 2 saat uçtuğunu anlatan Özgülbaş, ''Uçmak çok güzel bir şey. 4 bine yakın uçuş gerçekleştirdim ama her birinde sanki ilk kez yapıyormuşum gibi heyecanlanıyorum'' diye konuştu.

Türkiye'nin her yerinde çekim yapmak istediğini ancak çekimler sırasında büyük zorluklar yaşadıkları için bu hedefe varma konusunda ümitsiz olduğunu dile getiren Özgülbaş, ''Bu şartlarda 81 ili çekemeyeceğim diye endişeleniyorum. Ancak 81 ilde çekimleri tamamlamış olmak en büyük hedeflerimden bir tanesi. Çekimlerde ne kadar zorlansam da sergilerde aldığım tepkiler beni çok mutlu ediyor. Çalışmamız desteklenirse, sponsor desteğiyle çok rahat tamamlayabileceğimizi düşünüyorum'' dedi.

Özgülbaş, proje kapsamında çekilen fotoğrafların, orijinal olarak, afiş veya kartpostal şeklinde satışının da THK tarafından yapıldığını sözlerine ekledi.

AA
Zonguldak'ta petrol heyecanı 
Zonguldak açıklarında aranacak olan petrol kentte heyecanla bekleniyor

Zonguldak'ta petrol heyecanı Zonguldak açıklarında aranacak olan petrol kentte heyecanla bekleniyor
 
 
Zonguldak'ta petrol heyecanı
Zonguldak açıklarında aranacak olan petrol kentte heyecanla bekleniyor

Zonguldak açıklarında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ve Chevron işbirliğiyle petrol aranacak olması kentte heyecanla bekleniyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, yaklaşık 1 milyar 300 milyon ton taş kömürü rezervi bulunan kentte, uzun yıllarda yapılan kömür üretiminin ardından Karadeniz açıklarında aranacak petrolün de üretime kazandırılması umut ediliyor.

TPAO ve ABD petrol şirketi Chevron arasında imzalanan Karadeniz Ortak İşletme Anlaşması kapsamında Zonguldak açıklarda 2 kuyuda petrol aranmasının planlanmasıyla Türkiye'nin, Cumhuriyet'in 100. kuruluş yıl dönümünde petrol ve gaz ihtiyacının tamamını kendi kaynaklarından karşılama hedefine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Zonguldak açıklarındaki alanda halen TPAO tarafından sondajı yapılan ultra derin deniz arama kuyusu Yassıhöyük-1'i de kapsadığı bildirilen ortaklık çerçevesinde, en az iki kuyu ile sismik yükümlülükler karşılanıyor.

Zonguldak Valisi Erdal Ata, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TPAO'nun anlaşmalı firmayla kent açıklarında petrol arayacağını, 2 kuyuyla bu çalışmaların sürdürüleceği bilgisini edindiğini söyledi.

Önümüzdeki dönemlerde petrol arama çalışmalarıyla ilgili sürecin daha da netleşeceğini anlatan Ata, ''Temennimiz petrol rezervinin bulunmasıdır. Petrolün çıkması bölgemiz ve ülkemiz açısından büyük avantaj olacaktır. Yürütülecek çalışmaların sonuçlarını herkes gibi biz de heyecanla bekliyoruz'' dedi.

''REZERV TESPİTİ YOK''
Petrol Mühendisleri Odası (PMO) Genel Başkanı Mehmet Kul da Zonguldak'taki kömür rezerviyle petrolün varlığı konusunda bağlantı kurulamayacağını, birbirinden bağımsız kaynaklar olduğunu söyledi.

Karadeniz'de şu ana kadar derin denizlerde petrol keşfinin söz konusu olmadığına işaret eden Kul, şöyle konuştu:

''Keşif olmadan da bir rezerv hesabı yapılamaz. Petrolcüler rezerv ararlar. Buldukları o rezerv alanları üzerine sondaj yapıp içindekini görmek isterler. Bu kapsamda sismik çalışmalar yapılır. Fakat içinde ne olduğunu delmeden göremezsiniz. Sondajdan sonra beklenen hidrokarbonsa rezerv hakkında bilgi edinilebilir. Şu ana kadar ispatlanmış rezerv yok, çünkü keşif yok.''

KUYU YERİ TESPİTİ 10 YILI BULUYOR
Kul, Karadeniz'de petrol arama çalışmaları kapsamında Petrobras, Exxon Mobil ve Chevron ile ortaklıklar tahsis edildiğini anımsatarak, şöyle devam etti:

''Açılan her bir kuyu ciddi bilgiler veriyor. Karadeniz'de açılan kuyunun çapı da 1 karış filan oluyor. Her kuyu petrolcüleri başka yöne doğru götürüyor. Herkes Karadeniz'de büyük potansiyel olduğunu düşünüyor. Ama bunu bulmak yüksek teknoloji, bilgi düzeyi, bir miktarda şans gerektiriyor. Kuzey Denizi'nde 33. kuyuda petrol keşfi oldu. Türkiye'de inşallah 33 olmadan 3-5 kuyuda bitiririz bu işi.

Kuyu kazılacak noktanın tespiti için yapılan çalışmalar 10 yılı geçiyor. Tahminle çalışma yapmak mümkün değil. Çünkü, 1 kuyu 250 milyon dolara mal oluyor. Bunun altı, mühendislik ve bilim olarak çok dolu. Jeolojik, jeofizik ve sismik çalışmaların sonunda bu kuyular belirleniyor. Karadeniz çok bakir alandır. Çalışmalar jeolojik ve jeofizik anlamında devam ediyor.''

PETROL ÜRETİMİ
Petrol arama ve üretim faaliyetlerinin pahalı yatırımlar olduğunu ifade eden Kul, şöyle dedi:

''Yeterli rezerv tespit edilmesi durumunda petrol üretimine geçilmesi 5-8 yıl alır. Bu yıllar arasında yeni kuyular kazılır. Su dibi ve yüzey tesisleri yapılır. Buralar 2 bin metreyi aşan derinliği olan yerler. Uygulanan teknolojiler uzay teknolojisine hemen hemen eşit. Yapılacak her şeyin çok iyi hesaplanması lazım. Bilgi birimi üst düzeyde işler.

Dünyada (odun bitti) diye kömür üretimi başlamadı. Bir gün bu devir de sona erer. Bugünlerde çok değerli şey 100 yıl sonra değersiz olabilir. Şu anda Karadeniz'de aranan alanlar yüzde 1 civarındadır. TPAO'nun ortaklıklara girerek riski paylaşmasını, aranmamış alanlara çalışmalara yönelinmesini biz olumlu buluyoruz.''

AA
Ataşehir web Haberleri
 

Türkiye'nin de üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı projesinde 'ek bütçe' krizi yaşanıyor - Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ekmek zammına gerekçe olarak buğdayın gösterilemeyeceğini söyledi - Zonguldak'ta petrol heyecanı Zonguldak açıklarında aranacak olan petrol kentte heyecanla bekleniyor - Amme alacaklarının gecikme zammı ile vergi borçlularına uygulanan tecil faizlerindeki yeni oranlar belli oldu - Kurban fiyatları belli oldu Et fiyatlarındaki belirsizlik yüzünden muallakta kalan vekaletle kurbanlık bedelleri netleşti - ŞAİR FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ÖLÜMÜNÜN 2. YILINDA ANILIYOR KADIKÖY BELEDİYESİ DAĞLARCA’YI UNUTMADI - İşte geleceğin meslekleri - 250 km hızla giden otobüs Emekli astronot içinde interneti, hava yastığı ve televizyonu bulunan süper otobüsü tanıttı - Bakan Eker et fiyatlarının ülkedeki refah düzeyinin yükselmesinden dolayı arttığını söyledi - Savarona'da inanılmaz gizli toplantı - Ahmedinejad için vur emri çıktı - Gülen ne zaman döneceğini açıkladı - Elektrikli araçlar sektörü değiştirecek Almanya 2020'de 1 milyon, Çin ise 4 milyon elektrikli araç kullanımını hedefliyor - Letonya'da erkek kıtlığı - Işık sızan odada uyumak kilo aldırıyor! - 17. Udumbara çiçeği bolu da bulundu - Sultanbeyli Belediyesi’nin İBB’nin yaptığı 1/5 bin ölçekli nazım imar planına yaptığı itiraz kabul edildi. - NEZAHAT GÖKYİĞİT BOTANİK BAHÇESİ - Dünyaca ünlü Özgürlük Heykeli'ne yıldırım düştü ve bu an bir fotoğrafçı sayesinde ölümsüzleşti. - Başkandan öğrencilere seçim taktiği -
 
 

GÜNCEL HABERLER

Sorunlar Sayfasına Geri DönerGERİ DÖN
animmatbaa
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker,
ekmek zammına gerekçe olarak buğdayın gösterilemeyeceğini söyledi

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ekmek zammına gerekçe olarak buğdayın gösterilemeyeceğini söyledi
 
 
Buğday'ın arkasına saklanmayın!"
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ekmek zammına gerekçe olarak buğdayın gösterilemeyeceğini söyledi

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ekmeğin maliyetinde buğdayın etkisinin yüzde 4 olduğunu belirterek, zammın gerekçesinin bu olamayacağını söyledi. Eker, katıldığı bir etkinlikte gazetecilerin, ekmekte zam tartışmaları, kurbanlık ve et ithalatı konusundaki çeşitli sorularını yanıtladı. Ekmek maliyeti içerisinde buğdayın payının sadece yüzde 21, yani 5'te bir oranında olduğunu, ekmek fiyatının açıklanmasının bakanlıkla ilgili olmadığını vurgulayan Eker, ''Bizimle ilgili kısmı piyasada buğday var mı, var. Un var mı, var. 2008 Haziran ayında bir ton ekmeklik buğday ortalama 555 lira iken, bugün 660 lira, 12 Ekim tarihi itibariyle. Ortalama Anadolu kırmızı sert ekmeklik buğdayın fiyatı. Ekmeğin tamamı da o üründen yapılmıyor. Buna baktığınızda buğdayda 2 yıl içerisindeki artış yüzde 17-18'e geliyor. 5'te biri bunun ekmek maliyetine etki ediyor, bu da ortalama yüzde 4'' diye konuştu. ''Keşke, Fırıncılar Federasyonu o kararı açıklarken, bunun hangi maliyet unsurlarından kaynaklandığını da net olarak kamuoyuna bildirseydi'' diyen Eker, vatandaşların haklı olarak ekmek zammının buğday, un maliyetindeki artıştan kaynaklandığını düşündüğünü ancak durumun bu olmadığını söyledi. Yetki tartışmaları konusunda ise Eker, ''Ticari bir konu, onların mevzuatlarıyla ilgili bir konu. O konuda ben yorum yapmıyorum'' değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Fırıncılar Federasyonu'nun ekmeğe yüzde 15 zam oranı açıklamasından sonra TESK ve Fırıncılar Federasyonu arasında yetki tartışması başladığının hatırlatılması üzerine Eker, ekmeğin serbest piyasada fiyatı belirlenen bir ürün olduğunu, fiyat belirlenmesinin bakanlıkla alakası olmadığını söyledi. Eker, ''Bizden de böyle bir onay, görüş alınmış değil'' dedi.

TRAKYA'YA 450 BİN KÜÇÜKBAŞ GELDİ
''Kurban Bayramı öncesinde ithal edilecek hayvanların Trakya Bölgesi dışına da genişletilmesi düşüncesi var mı?'' sorusu üzerine, Eker, Trakya bölgesinin şaptan ari bir bölge olduğunu, Trakya bölgesini şap hastalığından ari hale getirmek için 3 yıl çalışıldığını, bölgenin şaptan arilik kazandığını anlattı. ImageTrakya bölgesinde kurbanlık kesimi ile ilgili ihtiyacın tam olarak karşılanabilmesi için bölgeye şap olmayan ülkelerden küçükbaş, büyükbaş hayvan ithalatı gerçekleştirdiklerini ifade eden Eker, ''Dün itibarıyla 450 bin baş koyun için kontrol belgesi alındı. Gerek Avustralya'dan gerek bazı Avrupa ülkelerinden Trakya bölgesine bu hayvanlar gelebiliyor. Şu anda da bir kısmı geldi. İhtiyaca, vatandaşın talebine göre ilave bir ihtiyaç olursa oradan karşılanır'' dedi. Eker, Anadolu'daki diğer besicilerin ürettikleri hayvanların ise Anadolu'da satılacağını, tüketileceğini kaydetti.

İSTANBUL'UN AVRUPA BÖLGESİNE GEÇİŞ ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK
''İstanbul'un Avrupa bölgesine geçişin eskisi gibi olmayacağına'' işaret eden Eker, besicilere, hayvanlarını Anadolu yakası veya diğer şehirlerde pazarlamalarını, bu konudaki tebligatın muhtarlar aracılığıyla daha önce yapıldığını söyledi. Bakan Eker, ayrıca EBK'nın ithal ettiği büyükbaş hayvanların bir kısmının yine Trakya'nın Avrupa bölgesinde olacağını, Anadolu yakasında da Türkiye'nin kendi üretiminin tüketileceğini, satılacağını söyledi.

KURBANLIK FİYATLARI
Kurbanlık fiyatları konusunda ise Eker, ''Piyasaya daha doğru dürüst hayvan çıkmamış, pazarları kurulmamış. Buna rağmen bazı televizyonlarda alt yazı filan geçiyor. Geçen sene (2 milyondu, bu sene 5 milyon oldu) falan sözleri çıkıyor. Bunlar da doğru değil. Hayali rakamlar. Lütfen vatandaşı da paniğe sevk edecek yalan yanlış bilgiler vermeyelim. Bu tüketicimize, üreticimize zarar verir'' değerlendirmesinde bulundu. ''Et fiyatlarının Kurban Bayramıyla beraber tekrar yükseleceği söyleniyor'' sözleri üzerine Eker, ''spekülasyon'' değerlendirmesinde bulundu. Spekülatörler konusunda ne tür önlemler alınacağı konusunda ise Eker, ilgili birimlerin mali, sıhhi denetimler yaptığını söyledi. Kurban Bayramı'nda her yıl 500 bin civarında büyükbaş, 2 milyon küçükbaş hayvan kesildiğini anlatan Eker, bu kadar hayvanın kesildiği yerde fiyatın yükselmeyeceğini, düşeceğini belirtti. Türkiye'de büyükbaş hayvan sayısında bir azalma olmadığını kaydeden Eker, şöyle konuştu: ''Türkiye'de 11 milyon büyükbaş hayvan varlığı var, bu 2002'ye göre yaklaşık yüzde 10'luk artışı ifade ediyor. Bir azalma yok. Küçükbaş hayvan sayısında bir miktar azalma var. Bunun sebebi de Türkiye'deki iç göç, hayat tarzındaki değişiklik.''

SÜT TOZU İTHALİ DİR KAPSAMINDAKİ BİR ÇALIŞMA
Süt ithaline yönelik iddialara ilişkin soru üzerine Bakan Eker, ''Sütle ilgili piyasada yanlış bilgiler olduğunu, yanlış şeyler söylendiğini'' belirterek, ''(Süt ithal ediliyor) falan, bu doğru değil. Yapılan şey şu, DİR (dahilde işleme rejimi) kapsamında AB ülkelerine ihraç etmek kaydıyla alıyoruz. Diyor ki 2 bin 500 ton süt tozunu benden alın. Bunun ürünü de bana satın. Yani AB ülkelerine o ürünü satmamız için hammaddeyi, 2 bin 500 ton oradan alıyoruz'' dedi.

AA
Bu habere ilk yorum yapan siz olun!
Ataşehir web Haberleri
 

Türkiye'nin de üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı projesinde 'ek bütçe' krizi yaşanıyor - Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ekmek zammına gerekçe olarak buğdayın gösterilemeyeceğini söyledi - Zonguldak'ta petrol heyecanı Zonguldak açıklarında aranacak olan petrol kentte heyecanla bekleniyor - Amme alacaklarının gecikme zammı ile vergi borçlularına uygulanan tecil faizlerindeki yeni oranlar belli oldu - Kurban fiyatları belli oldu Et fiyatlarındaki belirsizlik yüzünden muallakta kalan vekaletle kurbanlık bedelleri netleşti - ŞAİR FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ÖLÜMÜNÜN 2. YILINDA ANILIYOR KADIKÖY BELEDİYESİ DAĞLARCA’YI UNUTMADI - İşte geleceğin meslekleri - 250 km hızla giden otobüs Emekli astronot içinde interneti, hava yastığı ve televizyonu bulunan süper otobüsü tanıttı - Bakan Eker et fiyatlarının ülkedeki refah düzeyinin yükselmesinden dolayı arttığını söyledi - Savarona'da inanılmaz gizli toplantı - Ahmedinejad için vur emri çıktı - Gülen ne zaman döneceğini açıkladı - Elektrikli araçlar sektörü değiştirecek Almanya 2020'de 1 milyon, Çin ise 4 milyon elektrikli araç kullanımını hedefliyor - Letonya'da erkek kıtlığı - Işık sızan odada uyumak kilo aldırıyor! - 17. Udumbara çiçeği bolu da bulundu - Sultanbeyli Belediyesi’nin İBB’nin yaptığı 1/5 bin ölçekli nazım imar planına yaptığı itiraz kabul edildi. - NEZAHAT GÖKYİĞİT BOTANİK BAHÇESİ - Dünyaca ünlü Özgürlük Heykeli'ne yıldırım düştü ve bu an bir fotoğrafçı sayesinde ölümsüzleşti. - Başkandan öğrencilere seçim taktiği -
 
 

GÜNCEL HABERLER


animmatbaa
Türkiye'nin de üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı projesinde 'ek bütçe' krizi yaşanıyor
 
 
F-35'te kriz var!
Türkiye'nin de üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı projesinde 'ek bütçe' krizi yaşanıyor

Proje için 10 milyar dolar bütçe ayıran Türkiye'ye, maliyetler gerekçe gösterilerek 14 milyar dolar fatura çıkarıldı. Zaman'ın haberine göre, Savunma Sanayii Müsteşarlığı, Genelkurmay'ın isteğiyle Hazine'nin kapısını çaldı. Görüşmelerin sürdüğü öğrenilirken, Hazine'nin takınacağı tavır projenin geleceğini belirleyecek.

Türkiye, geleceğin avcı uçağı olarak tasarlanan F-35 projesinde İngiltere, İtalya, Danimarka, Norveç, Avustralya, ABD ve Kanada ile birlikte üretici ülkeler arasında yer alıyor. İlk teslimatı 2014'te gerçekleşmesi gereken proje için Hazine 10 milyar dolar bütçe ayırmıştı. Ancak uçaklar teslim edilmeden maliyetler gerekçe gösterilerek Türkiye'ye 4 milyar dolar ek fatura çıkarılması işleri karıştırdı. Savunma Sanayii Müsteşarlığı, ilave maliyetin finansmanı için Genelkurmay'ın isteği doğrultusunda geçtiğimiz günlerde Hazine'nin kapısını çaldı. Başkent'te şimdi, artan maliyet karşısında Hazine'nin takınacağı tavrın projenin geleceğini belirleyeceği konuşuluyor. Diğer taraftan yaklaşık 250 savunma sanayii projesinin yürütüldüğü Savunma Sanayii Destekleme Fonu'nda da bu rakamı karşılayabilecek bir bütçe yok. İleriye dönük senaryolarda 22-25 milyar dolara ulaşacağı hesaplanan proje için çıkarılan ek maliyeti yüksek bulan savunma uzmanı gazeteci Lale Kemal, silah alımları denetlenemediği için büyük meblağların gündeme gelebileceğine işaret ediyor. Eski Savunma Sanayii Müsteşar Yardımcısı Veysel Yayan ise bu tür projelerde maliyetlerin sürekli arttığına dikkat çekiyor.

Projeyi yürüten yetkililerin yaptığı hesaplamalara göre, önümüzdeki dönemde artan maliyetler yüzünden projenin Türkiye'ye faturasının 22 milyar doları bulabileceği kaydediliyor. Kötümser senaryoda ise bu rakamın 25 milyar doları bulacağı öngörülüyor. Projenin olumlu tarafı ise Türkiye'nin alacağı iş payı. F-35'in üreticileri arasında yer alan Türkiye'nin süreç içinde 6 milyar dolarlık bir iş payına kavuşacağı ifade ediliyor. Türkiye proje kapsamında, F-35'in kaportasının bir bölümünü üretecek. Yine F-35'in motorunun bazı parçalarının üretimi de uluslararası ortaklıklarla birlikte Türkiye'de yapılacak. Ayrıca, uçağın diğer ülkelere satışından da pay alınacak.

Geleceğin savaş uçağı olarak sunulan F-35'in birim maliyeti önce 60 milyon dolar olarak hesaplanıyordu. Daha sonra rakam 100 milyon dolara çıktı. Savunma çevrelerinin verdiği bilgiye göre, Türkiye projeye 4 milyar dolar daha aktarmayı kabul ederse, bir uçağın maliyeti 200 milyon doları geçecek. Asker ve sivil bürokratlar şimdi projenin akıbetinin ne olacağı konusunda çalışmalar yapıyor. Ek kaynağın nasıl karşılanacağında ise tam bir mutabakata varılmış değil. Görünmez olma ve gelişmiş savaş yetenekleri sebebiyle beşinci jenerasyon olarak ilan edilen F-35'ten, Türkiye 100 adet almayı planlıyor. Türk Hava Kuvvetleri'nin bel kemiğini oluşturan F-16'ların yerini F-35'lerin alması bekleniyor. Uçakların 2016 yılından önce teslimata hazır olması sürpriz olarak değerlendirilirken, teslimatların daha da sarkabileceği belirtiliyor. Eski Savunma Sanayii Müsteşar Yardımcısı Veysel Yayan, bu kadar büyük ölçekli bir projede önceden netleşmeyen maliyetlerin sonradan ortaya çıkabileceğini belirterek, "Önemli olan, üretime ortak ülkelerin daha sonraki satışlardan alacakları paylarla maliyetlerinin bir bölümüün karşılayıp karşılayamayacağı sorusunun cevabıdır." dedi. Savunma uzmanı gazeteci Lale Kemal ise bahsedilen rakamları 'çok yüksek' olarak nitelendirdi. 4 milyar dolarlık ek maliyeti fazla bulan Kemal ayrıca, Türkiye'de silah alımları denetlenemediği için bu tür büyük meblağların gündeme gelebileceğini dile getirdi.

Öte yandan Pentagon'un toplam 2.400 adet satın alacağı uçak, dikey kalkış ve iniş haricinde, hızını saatte 135 km/saate kadar düşürerek çok kısa mesafede de iniş ve kalkış yapabiliyor. Türkiye'nin satın alacağı uçaklarda ise dikey kalkış-iniş özelliği bulunmuyor.

Türkiye'nin de üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı projesinde 'ek bütçe' krizi yaşanıyor , atasehirweb

Türkiye'nin de üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı projesinde 'ek bütçe' krizi yaşanıyor , atasehirweb

Türkiye'nin de üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı projesinde 'ek bütçe' krizi yaşanıyor , atasehirweb
Ataşehir web Haberleri
 

Türkiye'nin de üreticisi olduğu F-35 savaş uçağı projesinde 'ek bütçe' krizi yaşanıyor - Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ekmek zammına gerekçe olarak buğdayın gösterilemeyeceğini söyledi - Zonguldak'ta petrol heyecanı Zonguldak açıklarında aranacak olan petrol kentte heyecanla bekleniyor - Amme alacaklarının gecikme zammı ile vergi borçlularına uygulanan tecil faizlerindeki yeni oranlar belli oldu - Kurban fiyatları belli oldu Et fiyatlarındaki belirsizlik yüzünden muallakta kalan vekaletle kurbanlık bedelleri netleşti - ŞAİR FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA ÖLÜMÜNÜN 2. YILINDA ANILIYOR KADIKÖY BELEDİYESİ DAĞLARCA’YI UNUTMADI - İşte geleceğin meslekleri - 250 km hızla giden otobüs Emekli astronot içinde interneti, hava yastığı ve televizyonu bulunan süper otobüsü tanıttı - Bakan Eker et fiyatlarının ülkedeki refah düzeyinin yükselmesinden dolayı arttığını söyledi - Savarona'da inanılmaz gizli toplantı - Ahmedinejad için vur emri çıktı - Gülen ne zaman döneceğini açıkladı - Elektrikli araçlar sektörü değiştirecek Almanya 2020'de 1 milyon, Çin ise 4 milyon elektrikli araç kullanımını hedefliyor - Letonya'da erkek kıtlığı - Işık sızan odada uyumak kilo aldırıyor! - 17. Udumbara çiçeği bolu da bulundu - Sultanbeyli Belediyesi’nin İBB’nin yaptığı 1/5 bin ölçekli nazım imar planına yaptığı itiraz kabul edildi. - NEZAHAT GÖKYİĞİT BOTANİK BAHÇESİ - Dünyaca ünlü Özgürlük Heykeli'ne yıldırım düştü ve bu an bir fotoğrafçı sayesinde ölümsüzleşti. - Başkandan öğrencilere seçim taktiği -
 
 

GÜNCEL HABERLER

Sorunlar Sayfasına Geri DönerGERİ DÖN
animmatbaa