8 Ekim 2010 Cuma

08 Ekim 2010 Cuma 17:20

Yeşil Kartı İptal Edilince Sağlık Merkezini Bastı

İzmir'in Bayraklı İlçesinde, Yeşil Kartının İptal Edilmesine Tepki Gösteren Kanser Hastası, Av Tüfeğiyle Geldiği Toplum Sağlığı Merkezinde Havaya Ateş Açınca, Kadın Polis Tarafından Bacağından ...
 
İzmir'in Bayraklı ilçesinde, yeşil kartının iptal edilmesine tepki gösteren kanser hastası, av tüfeğiyle geldiği Toplum Sağlığı Merkezinde havaya ateş açınca, kadın polis tarafından bacağından vurularak etkisiz hale getirildi.

Alınan bilgiye göre, inşaat işçisi 48 yaşındaki Muhlis B, içerisinde yeşil kart bürosu bulunan Bayraklı 1612 Sokak'taki Toplum Sağlığı Merkezine giderek, yanında getirdiği av tüfeğini çıkardı ve bağırmaya başladı.

Toplum Sağlığı Merkezinde görevli kadın polis memuru F.E, çalışan memurların ve vatandaşların yere yatmasını isteyerek, Muhlis B'ye de silahı bırakma uyarısında bulundu. Yapılan ikaza rağmen Muhlis B'nin havaya ateş açması üzerine, polis memuru da silahını çekerek bir el havaya ikaz ateşi açtı. F.E, silahı bırakması yönündeki ikazlarına uymayan ve tüfeğini çevredekilere doğrultmuş halde bağırmaya devam eden Muhlis B'yi sağ bacağından vurdu.

Yere yığılan Muhlis B, F.E. ve olay yerine çağrılan takviye ekipler tarafından silahı alınarak etkisiz hale getirildikten sonra, Karşıyaka Devlet Hastanesine kaldırıldı. Merminin, Muhlis B'nin sağ ayağını sıyırdığı önemli bir yarasının olmadığı öğrenildi.

İnşaatlarda çalışarak geçimini sağlayan F.E'nin, kanser tedavisi gördüğü, oğlunun askere gitmesi üzerine yeşil kartının iptal edildiği ve buna sinirlenerek eylemi gerçekleştirdiği öğrenildi. Yetkililer, vatani görevini yapanların anne, baba, eş ve çocuklarının sağlık hizmetlerini Milli Savunma Bakanlığı karşıladığı için yeşil kartının iptal edildiğini açıkladı.

Olay nedeniyle şok yaşayan Toplum Sağlığı Merkezi çalışanları, Muhlis B'nin daha önce de gelip bağırdığını ve tehditte bulunduğunu belirtti.

Muhlis B, tedavisinin ardından gözaltına alındı.


Günde bir yumurta iyi gelir

Prof. Dr. Bingür Sönmez: "65 denek üzerinde yaptığımız bir araştırmada Türk toplumu için günde bir yumurta çok yararlı olduğunu tespit ettik"
Kalp-Damar Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Türk toplumunun genetik yapısının damar sertliğine yatkın olduğunu, bu nedenle birden fazla yumurta tüketimini önermediklerini belirterek, "Yaptığımız bir araştırmada, Türk toplumu için günde bir yumurtanın çok yararlı olduğunu tespit ettik" dedi.
Sönmez, Erciyes Üniversitesi Seyrani Ziraat Fakültesi ile Bilimsel Tavukçuluk Derneği'nin düzenlediği 'Kümes Hayvanları Kongresi'nde yaptığı açıklamada, yumurtanın tabiatta yüzde 95 proteini emilen tek yiyecek olduğunu ifade ederek, "Yumurta, tabiatın bize ambalajında hediye ettiği, içine hiçbir katkı maddesi konulamayan tek yiyecek. İçinde hiçbir şekilde temin edemeyeceğimiz 12 mineral, 11 vitamin olan tek yiyecek. Yıllarca kolesterol bombası olarak isimlendirilen, ama son yıllarda yapılan araştırmalarda böyle olmadığı gösterilen bir yiyecek" diye konuştu.
Doktorlar ve kardiyologlar olarak yıllarca insanlara yumurta yemeyi yasakladıklarını, ama bugün "Gün aşırı bir yumurta, doktor bana dokunma" dediklerini vurgulayan Sönmez, şöyle devam etti:
"Bir yıl önce, bir yumurta paketleme firmasında çalışan 65 denek üzerinde yaptığımız çalışmada, günde bir yumurta yemenin, kötü kolesterol seviyesini yükseltmediğini, iyi huylu kolesterol seviyesini yükselttiğini, damar sertliği risk faktörlerini ise hiç etkilemediğini gördük. Çalışmanın devamında, günde iki yumurtanın Türk toplumu için uygun olmadığına karar verdik. Bu çalışma sonucu kesinlikle şunu söyleyebiliriz, günde bir yumurta yiyebilirsiniz, ama günde iki yumurtayı önermiyoruz."
Çalışmalarına göre, günde bir yumurta yemenin, kesinlikle kötü huylu kolesterolü artırmadığını, iyi huylu kolesterolü yükselttiğini, ancak günde iki yumurta yenirse, tam tersi etki yapabildiğini kaydeden Prof. Dr. Sönmez, "Batılı çalışmalarda günde üç yumurta alınsa bile hiçbir kötü etki olmadığı söyleniyor ama, Türk topluluğu için iki yumurta ve fazlasını önermiyoruz. Türk topluluğu olarak biz iyi huylu kolesterolü düşük bir toplumuz, genetik yapı olarak damar sertliğine çok yatkın bir toplumuz. Onun için, batılı ülkelerden farklı reaksiyonumuz var damar sertliğine karşı" dedi.
Doktor olarak 'yumurta yiyin' dedikleri zaman insanların günde beş yumurta yemeye kalktığını vurgulayan Sönmez, "Bir bilim adamı geliyor, 'Ceviz faydalıdır, badem faydalıdır' diyor. İnsanlar avuç avuç ceviz, badem yemeye kalkıyorlar. Bu doğru değil. Her şey kararında ölçüsünde faydalı. Onun için günde ya da gün aşırı bir yumurta. Bilimsel araştırmaları takip etmekte fayda var. Aslında gerçek düşman, katı yağlar ve karbonhidratlardır. İnsanlarımız, katı yağları yemesinler, şekeri hayatlarından çıkarsınlar" diye konuştu.
"YUMURTA TÜKETİMİ ÇOK ARTTI"
Kongrenin düzenleyicilerinden Bilimsel Tavukçuluk Derneği (WPSA Türkiye) Başkanı Prof. Dr. Rüveyde Akbay da Prof. Dr. Bingür Sönmez'in yumurtanın faydalı olduğunu açıklamasından sonra Türkiye'de yumurta tüketiminin çok arttığını söyleyerek, "Bu rakam çok iyimser, biz 160 civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Yıllık tüketim kişi başına 90 iken, Bingür hocanın açıklamalarından sonra 160'lara çıktı" dedi.
Akbay, en ucuz protein kaynağının yumurta olduğunu ifade ederek, "21 gün gibi kısa bir süre içerisinde hiçbir katkı maddesi olmaksızın içinden tam teşekküllü bir canlı oluşuyor. Bu bile yumurtanın ne kadar önemli bir gıda maddesi olduğunu açıklamaya yeterlidir" değerlendirmesinde bulundu.
AĞAOĞLU PROJELERİ

Ağaoğlu Yaşam Projeleri

Ağaoğlu'nun Ataşehir'e son hediyesi: My Towerland
Geleceğin ofisleri Ataşehir'de yükseliyor.
Ev - ofis mimarisi My Residence 212'de birleşti.


Ağaoğlu yaparsa "varız" diyenlere...
Ataşehir'in ilk ofis projesi: My Prestige
Doğayla baş başa...
Şehrin gerçek merkezindesiniz.

Artık dünyanın merkezi sizsiniz.
Evde Otel Konforu...
Yarının kalite anlayışı, bugünden evinizde.
Geleneksel kır evi tarzıyla modern mimarinin ideal uyumu...
İstanbul'un kalbinde mükemmel bir yaşam projesi...
Güzelliğiyle göz kamaştırıcı bir İstanbul semti...
Şehrin tam ortasında ama yeşillikler içinde bir düşler beldesi...
"Benim" demek isteyeceğiniz her şey yanınızda...
Bütünüyle şehirli...
Pool Residence
Arena Residence
Golf Residence
Villalar





Kojenerasyon
Genel Vaziyet Planı
Ulaşım
Galeri
Residence Hizmetleri
My Club
Satış Sonrası Destek


click for english version 

Duyurular
Rekortmen proje, Ağaoğlu My World Europe’da 2. Etap satışları başladı…
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...

Ali Ağaoğlu’nun Reklamında Rol Aldığı Ve Yoğun İlgi Gören My World Europe Satışa Sunuldu.
Ayrıntılı bilgi için tıklayın...


Ağaoğlu'nun temiz enerji kullanımına verdiği önem My World Europe dahilindeki kojenerasyon imkanı ile yeni bir boyut kazanıyor.

Avea'dan iPad ve Jet Modem!



Avea 3G, müşterilerine Apple iPad ve Jet Mobil Modem kazandırıyor!


Haber, Avea, 22 Eylül - 22 Kasım 2010 tarihleri arasında, 3g yazarak 3334'e gonderip 3G'ye geçen müşterilerine, çekilişle birbirinden güzel hediyeler sunuyor!
3G'ye geçen AVEA müşterileri, iPad ve Jet Mobil modem kazanma şansı yakalıyor! 3G teknolojisi ile geliştirdiği yenilikçi mobil çözümler ve sunduğu cazip tekliflerle müşterilerinin hayatını kolaylaştıran Avea, 3G'ye geçen müşterilerine çekilişle birbirinden güzel hediyeler kazanma şansı sunuyor.
Avea'nın yeni kampanyası kapsamında 3G'ye geçen Avealılar arasından yapılacak çekilişle 3 kişi Apple iPad 32 GB, 333 kişi Avea Jet Mobil Modem ve 3.333 kişi de 33 dakika Avea yönüne konuşma süresi kazanacak.
22 Eylül - 22 Kasım 2010 tarihleri arasında geçerli olacak kampanyaya katılmak isteyenlerin cep telefonlarından 3G yazarak, 3334'e göndermeleri ve böylece 3G'ye ÜCRETSIZ geçmeleri yeterli oluyor. Kampanya boyunca 3G'ye geçen ve kampanya sonunda halen 3G abonesi olan bireysel Avea aboneleri(Avea Jet Mobil Modem aboneleri hariç) çekilişe katılmaya hak kazanıyor.

Evinizde enerji tasarrufu yapmanın yolları



Enerji tasarrufu özellikle doğal kaynaklarımız hızla yok olurken sadece cüzdanınız için değil gezegenimiz için de oldukça önemli.



Ben tek başıma ne yapabilirim ki demeyin. Evinizde daha dikkatli olarak enerji tasarrufu yapabilirsiniz.

Ehow.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, bu önerileri takip ederseniz aylık enerji kullanımınızda ve fatura tutarınızın düşeceğini göreceksiniz:

Duş süresini kısaltmak: Banyonuza bir çalar saat koyarak, duşunuzu zamanlayın. Birçok insan, duşunu kısa sürede aldığını düşünüyor, ancak gerçekte farkında olmadan litrelerce su israf ediyor. Çalar saatinizi 10 dakikaya ayarlayarak su ve elektrikten tasarruf edebilirsiniz.

Sıcaklığı ayarlayın: Şofbeninizdeki ya da kombinizdeki suyu sabit bir sıcaklığa ayarlayın. Bu ısıtıcıların termostatı vardır ve elektrikten tasarruf etmek için 50 dereceye ayarlayabilirsiniz. Böylece, banyoda kendinizi haşlamadan ılık bir şekilde duşunuzu alabilirsiniz.

Isıtma sistemi: Evinizde zamanlama özelliği olan elektrikli termostatınız varsa, evde olduğunuz ya da dışarıda olduğunuz zamana göre farklı sıcaklıklar ayarlayabilirsiniz. Termostatınızı yazın daha yüksek kışın ise daha düşüğe ayarlayın ve herkesin eve geliş zamanına göre kurun. Ancak manuel termostatınız varsa, işe gitmek için evden çıkmadan önce sadece termostatınızı kapatın ya da sıcaklığını iyice düşürün. Ay sonunda ne kadar elektrik tasarrufu yaptığınızı görünce şaşıracaksınız.

Cihazların fişini çekin: Evdeki büyük ekran televizyon, bilgisayar, cep telefonu şarjı gibi cihazlarınızın fişi her zaman prizdeyse her ay düşündüğünüzden daha fazla elektrik tüketiyorsunuz demektir. Bu nedenle kullanmadığınız zaman elektronik cihazlarınızın fişini mutlaka çekin.

Ampuller: Daha uzun süre dayanan ve daha az elektrik tüketen kompakt florasan ampuller alın. Ayrıca LED ve halojen gibi enerji tasarrufu yapan başka tür lambalar da bulunuyor.

İzolasyon: İzolasyonunuzun işe yaradığından emin olur. İyi bir izolasyonun önemi küçümsenemez. Güzelce izole edilen bir ev her yıl büyük tasarruf yapar. Çünkü içerdeki sıcaklık minimum enerji tüketimiyle korunur.

Pencereler: Evinize enerji tasarrufu yapan pencereler taktırın. Yeni pencerelere sahip olmak uygun bir izolasyon kadar fazla enerji tasarrufu sağlamaz. Fakat yeni pencereler de genellikle iyi bir şekilde mumlanmıştır, hava sızdırmaz. Böylece içerdeki sıcaklığı etkili şekilde koruyabilirsiniz. Ancak yeni pencere alamıyorsanız, kapı ve pencerelerinizi gözden geçirip hava sızdırmaz hale getirin. Evden daha az hava çıkışı daha fazla enerji tasarrufu demektir.

Her şeyi kapatın: Bu belki de evde enerji tasarrufunun en aşikâr ve en çok unutulan yoludur. Odadan çıkarken tüm ışıkları kapatın, kullanmadığınız zaman bilgisayarınızı ve monitörünü kapatın. Bunları fişten çekmeyi veya kapatmayı unutmayın.
Evinizde enerji tasarrufu yapmanın yolları

Ortadoğu 4G'ye geçiyor



Huawei ve Saudi Telecom Company (STC), Ortadoğu’nun en büyük LTE ağını kuruyor


Dünyanın her yerindeki operatörlere gelecek nesil telekomünikasyon ağı çözümleri sunan dünya lideri Huawei, Ortadoğu’nun lider telekom operatörü Saudi Telecom Company (STC) gerçekleştirdiği anlaşma ile Suudi Arabistan’da Ortadoğu’nun en büyük, henüz ticarileşmemiş (pre-commercial) LTE ağını kurmak üzere görevlendirildi.

Projenin sahadaki ticari LTE veri kartlarıyla, kullanıcı başına saniyede 100 MB’ye varan en üst sınır uydu-yer veri hızlarına olanak tanıyan ilk aşaması, başarıyla tamamlandı. Kullanıcı deneyimini daha iyi kılmak, bit başına maliyeti düşürmek ve spektrum randımanını artırmak üzere özel olarak uyarlanmış olan, bu henüz ticarileşmemiş LTE ağının, 2010 yılının sonuna kadar, Riyad ve Dammam gibi büyük kentsel alanları kapsayacak şekilde tamamen devreye sokulması bekleniyor.
cnet türkiye

İşte Milli Arama Motorları



Google servislerine uygulanan yasağa çok ilginç bir tepki


Mevcut Youtube yasağını yeni bir mahkeme kararı çıkmamış olmasına rağmen kendi kendine karar alarak değiştiren ve bu yüzden milyonlarca Türk internet kullanıcısının aslında yasaklı olmayan diğer Google servislerine erişimine de engel koyan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na her kesimden tepki yağarken AKP hükümetine yakınlığı ile bilinen Genç Siviller adlı sivil toplum kuruluşundan ilginç bir hamle geldi.
Yaptığı eylemlerin büyük bir kısmında Türk Silahlı Kuvvetleri, Anayasa Mahkemesi ve CHP'yi hedef alan Genç Siviller bu kez millimotor.com adresinde hayata geçirdikleri projeyle Google yasağını hedef aldılar.

Millimotor görünüş olarak Google'a çok benziyor olsa da aslında bir arama motoru değil. Youtube ve Google servisleri yasaklarını protesto amacıyla oluşturulmuş mizah öğeleriyle iğnelemeler yapan bir site.
Örneğin, Kullanım koşullarına tıkladığınızda karşınıza gelen sayfada şunlar yazıyor;

T.C.
MİLLİMOTOR
ULUSAL ARAMA MOTORU KULLANIM KAİDELERİ

1. Aradığınız kelime devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı olmamalı
2. Aradığınız kelime Anayasa'nın değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez giriş hükümlerine tezat olacak bir içerik ihtiva etmemeli
3. Aradığınız kelime Atatürk ilke ve devrimlerine aykırı olmamalı
4. Aradığınız kişi ya da kurum Atatürk ilke ve devrimlerine aykırı bir fiilin içinde bulunmuş olmamalı

Bir arama gerçekleştirdiğinizde ise sol sütunde yer alan açıklamada şu sözlere yer veriliyor;

Bugün tarihi bir gün.
Çünkü bugün, Türkiyemiz bilgi çağında artık bilgiyi ithal eden değil bilgi üreten bir ülke. Bilindiği gibi yaklaşık iki yıldır internet üzerinden menfur saldırılarla karşılaşmaktayız. Bu saldırılar öyle bir seviyeye geldi ki nerdeyse her güne bir video kampanyası başlatılmış, Devletin bekası çirkin videolarla tehdit edilir hale gelmişti. İşte yedi cihanda ülkemiz üzerinde oynanan bu siber oyunlarla başa çıkabilmek için canlarını dişlerine katıp, azimle, sabırla çalışan mühendislerimiz bu aydınlık günü bizlere hediye ettiler. Bütün dünyaya kafa tutup tamamen yerli bir arama motoru yaptılar. Adını da Milli Arama Motoru koydular.
Aziz milletimize hayırlı olsun.
Bunun dışında arama kutusuna "Ermeni Soykırımı" yazdığınızda Milli MOtor sizi uyararak "Bunu mu demek istediniz? sözde ermeni soykırımı" şeklinde bir mesaj yayınlıyor.

Aynı şekilde "Kürt" kelimesini arattırdığınızda "Bunu mu demek istediniz? türk" şeklinde bir düzeltme önerisi görüntüleniyor.

"Recep Tayyip Erdğan" kelimesini arattırdığınızda "Bunu mu demek istediniz? ben giriyorum siz de girin" şeklinde bir gönderme görüntüleniyor.
milli motor

180 Bin Dolara Kulaklık Olur mu?



Victoria Premiere Edition kulaklıklar profesyonel konseptler değil ve mağazalarda bulunmuyor.


Haber, 180 bin dolara kulaklık gerçekten büyük abartı. Millet 200 bin dolara uzay seyahati yaparken, kim ne yapsın altın gümüş pırlanta dolu kulaklıklığı? Novero isimli firma benimle aynı fikirde değil sanırım. Firma çarşamba akşamı Manhattan’da Victoria Premiere Edition serisi “aşırı” kulaklıklarını misafirlerine sundu.
Victoria Premiere Edition kulaklıklar profesyonel konseptler değil ve mağazalarda bulunmuyor. 180 bin dolarlık kulaklığı gidip de teknoloji marketinde rafa koyamayacaklarından, bu ürünleri sipariş eden ultra zengin kişilere özel olarak geliştiriliyor.
Kulaklıkların birer tasarım harikası olduğu kabul edilmesi gereken bir gerçek. İnci taşlarla süslü altın işlemeli kulaklıklar, gümüş ve pırlantanın uyumuna ev sahipliği yapan kulaklıklar çarşamba gecesi misafirlerin akıllarını başlarından aldı.
Novero sözcüsüne göre Rusya’dan birçok ultra pahalı kulaklık siparişi gelmiş. Bu siparişleri Roman Abramoviç tarzı kişilerin verdiğini tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.  Birçok modeli olan Novero’nun tüm kulaklıkları bu kadar uçuk fiyatla satılmıyor. Novero fiyat listesine baktığımızda en ucuz kulaklığın bin dolar olduğunu görüyoruz. (Yukarıdaki resimde gördüklerimiz en ucuz modeller)
Aşağıdaki bağlantıdan Novero kulaklıklarının resim galerisine gidebilirsiniz. Aman beğenip de taksitle falan alayım demeyin sakın. Ne gerek var yahu durup dururken 180 bin dolar masrafa
scroll

Haydarpaşa Garı Işık Şöleni



‘Haydarpaşa’da Bahar’ etkinliği dahilinde 3D Projection, mapping, animasyon teknikleriyle Yekpare adlı urbanscreening gösterisi gerçekleştirilecektir


Haydarpaşa Garı.. İstanbul 2010 AKB Ajansı’nın Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi departmanının kurumsal çalışması olan ‘Haydarpaşa’da Bahar’ etkinliği dahilinde 3D Projection, mapping, animasyon teknikleriyle Yekpare adlı urbanscreening gösterisi gerçekleştirilecektir. Nazım Hikmet’in aramızdan ayrılışının 47. yılına denk gelen 3 Haziran gecesi, Memleketimden İnsan Manzaraları’na atıf yapıldı. Yekpare ekibi :.. Proje yöneticisi: Erdem Dilbaz Sanat yönetmenleri: Candaş Şişman, Deniz Kader Müzik: Görkem Şen Teknik danışmanlar: Alican Aktürk, Refik Anadol (GRIDUO.com) Modelleme: Can Dinlenmiş, Gökhan Uzun (Prospektif.org) İstanbul; limanlarındaki ticaret hacmiyle başlayan milattan önceki yılları, gelişen ticaretle kaynaşan binlerce halkı, Bizans mimarisi ve Osmanlı’nın İstanbul’u fethiyle vardığı 15. yüzyıl hikayelerinin tümü sembolik anlatımlar ve şaşalı görsel animasyonlarla izleyicilere aktarıldı. Dillerin ve inançların karmaşası, doğu–batı ikiliği, yakın tarihten izler vardı.

http://vimeo.com/12584289http://vimeo.com/12584289

Etiketler : Işık Şöleni

Bu teknolojiye inanamayacaksınız



Teknolojide altıncı his dönemi...


Teknoloji dünyasını derinden sarsacak yeni bir sistem üzerinde çalışılıyor. 6. His (SixthSense) isimli sistem, parmaklarınızı kullanarak bilgiyi nerede olursanız olun anında size ulaştıracak.

Teknolojide yeni bir perde aralanıyor. Prototipi geliştirilen yeni bir teknoloji sayesinde dijital ve gerçek dünya tamamen bir araya geliyor. Parmak uçlarına takılan sensörlerden ve boyna takılan kamera-projektör karışımı bir cihazdan oluşan 6. his isimli sistem, dijital dünyayı birebir gerçek hayata taşıyor. Cambridge'ta bulunan özel bir üniversite olan Massachusetts Institute of Technology'de çalışan uzmanların geliştirdiği 6.His'le herhangi bir duvarda e-postalarınızı okuyabilecek, dört parmağınızı birleştirerek fotoğraf çekebileceksiniz.

Kitap satın alırken

Örneğin bir mağazada kitap satın almayı planlıyorsunuz. Parmak uçlarındaki sensörleri kullanarak kitabı elinize aldığınızda kitabın fiyatını, kitapla ilgili daha önce yapılan yorumları ve diğer detaylı bilgileri örneğin Amazon.com adresine girerek anında öğrenebilirsiniz. Sistem ise son derece basit: Projektörünüzü kitabın üzerine tutarak bu bilgilere kolayca ulaşabilirsiniz.

Parmaklarınızla fotoğraf çekmek

Elbette sistemin yapabilecekleri bununla da sınırlı değil. Örneğin iki elin baş ve işaret parmalarına takılan sensörleri birleştirip kare şekline getirerek dış dünyadan anında fotoğraf karesi alabilirsiniz. Projektör-kamera karışımı olan ve boyna takılan sistem ise parmak uçlarınıza odaklanarak çizdiğiniz sınırlar dahilinde fotoğraf karesi alabiliyor.

Herhangi bir duvara bakıp e-postanızı kontrol etmek

Bir önceki örneklerde olduğu gibi parmaklarınızı kullanarak bir duvarın karşısına geçip "@" işaretini havada çizdiğinizde, Projektör otomatik olarak duvara görüntü yansıtacak ve bu sayede anında e-posta hesabınızı dilediğiniz her yerden kontrol edebileceksiniz.

Elinizle telefon çevirmek

Bu sistem sayesinde projektörün avuçiçine yansımasıyla telefon numaraları avuçiçinizde belirecek ve aramak istediğiniz kişiye avuçiçinize dokunarak ulaşabileceksiniz.

Kol saatine artık ihtiyacınız yok

Saatin kaç olduğunu merak ettiniz ve kol saatiniz yanınızda yok, ya da kullanmaktan hoşlanmıyorsunuz. O halde yapacağınız işlem son derece basit: Parmağınızla bileğinizin üzerinde bir çember çizin ve ardından oluşan ekrandan anında saati öğrenin.

Dijital bir göz olarak hareket eden kamera, kullanıcıların parmaklarıyla yaptığı her hareketi takip ederken, kameranın içerisinde bulunan projektör de dijital ortamı gerçek hayata taşıyor.Önceleri kasketlerde kullanılabilen, ancak sonraları boyuna takılabilecek bir aparat halini alan SixthSense'in prototipin bugün için kullanıcılara maliyeti 350 doları geçmiyor; ancak sistem henüz tam olarak oturmadığından geliştirilen prototip üzerindeki çalışmalara devam ediliyor.

Bilginin kolay ve olabildiğince hızlı bir şekilde ulaşıldığı çağımızda, geliştirilen bu prototip sayesinde bilgi artık gerçekten de parmaklarımızın uçlarında olacak.

Kişiye özel jet motoru Jetpack



Sırta giyilerek uçmayı sağlayan fantastik jet motorlarının ilk 'ticari' versiyonu üretildi


Dünyanın ilk sırta takılan ‘ticari’ jet motoru üretildi. Şehir trafiğine takılmadan işyerinin çatısında konmak isteyenler bu genişçe ‘sırt motoru’na sadece 76 bin dolara sahip olabiliyor.

JETPACS adı verilen ürün, Yeni Zelanda merkezli Martin Aircraft Company’nin eseri. Firma yakında başlayacağı seri üretimleyılda 500 Jetpack teslim etmeyi planlıyor.

İki motor ünitesi bulunan Jetpack, bir depo yakıtla 48 kilometre gidebiliyor ve saatte 95 km hıza çıkabiliyor. Hiç gerekmese de, çıkabileceği azami irtifa da testler sırasında 2.3 kilometre olarak belirlenmiş.
Jetpack sadece 113 kilo olduğundan pilot lisansı gerekmiyor ancak firmanın verdiği özel ön sürüş eğitimini almak zorunlu.

Saatte 45 litre yakıt harcayan aracın ‘çevreci’ olduğunu söylemek imkansız. Ancak gerçekten de hayati öneme sahip acil durumlarda çok işe yarayacağı kesin.
jetpack

İnsan ömrünü uzatacak buluş



İtalyan bilimciler, amio asitlerden oluşan bir kokteyl ile farelerin ömrünü uzatmayı başardı.


Haber, Yıllardır tıpta yaşanan gelişmelere karşın, dış etkenlerin farkılılaşan etkileri insan ömrünü kısaltıyor. Fakat italyan bilimadamlarının geliştirdiği amino asit kokteyli, yıllardır aranan ‘hayat iksiri’ olabilir.

Bir grup İtalyan bilimci, proteinlerin yapı taşları olan amino asitlerden bir karışım hazırlamış. Bu kokteyl ile fareler üzerinde yapılan deneyler oldukça umut vermiş. İtalyan bilimciler farelerin ömrünü %12 uzattıklarını iddia ediyor.

İki deney grubu hazırlayan bilimciler, bir grubu normal şekilde beslerken diğer gruba amino asit kokteyli içeren sudan içirdi. Deney sonucunda normal beslenen fareler 774 gün yaşarken, amino asit kokteyli alan farelerin hücrelerine giden enerjide artış ve zararlı moleküllerin verdiği hasarda azalma gözlendi ve bu sayede 869 gün hayatta kaldı.

Fareler yapısal olarak insanla benzerlik gösterse de bu yöntemin insanlarla da uzun süre test edilmesi gerekiyor. bilim çevreleri test süreci sonrasında bu yöntemin hasta ve yaşlı insanlar üzerinde oldukça etkili olacağına inanıyor.
techno-labs

Dünyanın en küçük kamerası üretildi



Yaptıkları yenilik ve icatların hızına dünyanın yetişemediği Japonlar yine bir ilki başararak, dünyanın en küçük ve en hafif kamerasını üretti.


Japonya'nın Sanyo firması tarafından üretilen dünyanın en küçük, en hafif ve en ince çift kameralı full hd görüntülü DMX-CS1 kamerasının satışına önümüzdeki ay başlanıyor.
Taşınabilirlik ve hafiflik tasarımıyla ilgi çeken kameranın 8 mega piksel kamerası ve gelişmiş 10x zum özelliğinin yanında yeni nesil dijital görüntü sabitleyici de bulunuyor.
142 gram ağırlığındaki yeni nesil dikey organik kullanım tarzı kameranın inceliğinin ise sadece 2.7 santimetre olduğu belirtiliyor.
Sanyo firması ve Japonya'nın Wakayama Üniversitesi'yle ortak yürütülen projeyle ortaya çıkan dünyanın en küçük, en hafif ve en ince kamerasının, ilk olarak 15 bin adet üretimle 15 Şubat 2010'da Japonya'da satışa sunulması planlanıyor. Kameranın fiyatının ise henüz belli olmadığı kaydedildi

Yeni BMW X6 büyülüyor



BMW'nin 2010 model ActiveHybrid X6 SUV'u hem fiyatı hem de teknolojik özellikleriyle büyülüyor.


2010 Model BMW ActiveHybrid X6 kaputun altında hem yüksek performans vermeyi, hem de kendi sınıfı için rekabetçi yakıt tasarrufu sunmayı amaçlıyor.

İki farklı hedefi bir arada başarabilmek için, 400 beygir gücünde, 575 lb-ft tork sağlayan çift turbo şarjlı 4.4 litre V8 motor ile, 2.4 kWh batarya ile çalışan iki elektrik motoruna sahip.

Elektrik motorları 91 ve 86 beygir gücündeler ve sırasıyla 192, 206 lb-ft tork sağlıyorlar. Toplamda 485 beygir güce ve maksimum 575 lb-ft torka sahip bu araç gerçekten de çok güçlü. Bu toplam güce benzinli motora ilaveten elektrik motorlarını çalışarak ulaşabiliyor.

Tam tersini yaparak benzinli motor çalışırken frenleri kullanarak elektrik motorunu şarj edebiliyor. Elektrik motoru şehir içi düşük hızlarda büyük ekonomi sağlıyor.

İki modlu CVT şanzıman

Resmi rakamlara göre 100 kilometre hıza 5.6 saniyede çıkabiliyor. BMW'nin GM ve DaimlerChrysler ile birlikte geliştirdiği iki modlu CVT şanzımanını kullanan ilk BMW araç, bu açıdan da oldukça özel.

Bu şanzıman daha önce Dodge Durango ve Chrysler Apsen hibritlerde kullanılmıştı. Gelecek olan Mercedes-Benz ML450 hibrit araçta ve GM'nin hibrit kamyonet ve SUV'larında da kullanılacak.

BMW'nin hibritinin farkı, ek olarak 3 sanal vites oranına sahip olması ve böylece toplam 7 vitesli olması. Vitesler menumatik olduğu için vites topuzu gibi konsol üzerinden de değiştirilebiliyor.

Bütün bu özelliklere ve daha fazlasına sahip olan 2010 BMW ActiveHybrid X6, ileri teknoloji hibrit araçlar için oldukça sağlam bir örnek. 90.000 dolarlık fiyatı da cebi derin olanların bile cebini yakacak gibi görünüyor.

Yaya koruma sistemi geliyor



Yayalar için artırılmış koruma sağlayan Elektronik Yaya Koruma sisteminin üretimine başlanacak.


Konuya ilişkin yazılı açıklamada, Bosch'un, yayaların ve bisikletlilerin trafik kazalarına karşı korunabilmesi amacıyla yeni teknolojiler geliştirdiği belirtilerek, bu teknolojiler arasında, aracın ön ucunun bir çarpışmadaki etkinin çoğunu emmesini sağlayan yeniliklerin de yer aldığı ifade edildi.

Bosch'un, EPP ile otomotiv iş koluna güvenli olduğu kadar etkin maliyetli bir sistem sunduğu dile getirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

''EPP; kaza tespitinde kendini yıllardır kanıtlamış olan arabanın ön ucu için ivme sensörlerinden ve saniyenin küçük parçalarında motor kaputunu yükselten erişim düzeneğini tetikleyen bir kontrol biriminden oluşuyor. Sistem, çarpılan gövdeye daha efektif bir 'deformasyon alanı' sağlıyor ve yaralanma riskini azaltıyor. Bir alternatif olarak, hava yastıkları da çarpışma koruyucusu olarak göz önünde bulunduruluyor.

CANLILARI TESPİT EDEN SİSTEM

Bosch tarafından EPP için geliştirilen bir diğer özel sistem ise çarpışmayı güvenilir bir şekilde tespit ve analiz eden özellik. Bu özellik sayesinde, sistem bir insan bedenini ya da bir alışveriş arabası gibi cansız nesneleri tam olarak ayırt edebiliyor. Canlı bedenleri tespit eden sistem, koruma amaçlı işlevleri aktive ederken, cansız nesneleri tespit etmesi durumunda fonksiyonlar aktive olmuyor.''

Bosch'un düzenlediği birçok testten 3 binden fazla veri elde ettiği belirtilen açıklamada, bu verilere dayanarak ve yüksek zekalı algoritmaların yardımıyla, EPP'nin anında ve güvenilir bir biçimde koruyucu mekanizmaları tetiklediği dile getirildi.

Açıklamada, EPP'li iki araç modelinin bu yıl seri üretimine başlanacağı ve yakında sistemin ilave uygulamalarının da hayata geçirileceği bildirildi.

TRAFİKTE YAYA VE BİSİKLETLİLERİN ÖLÜM RİSKİ YÜKSEK

Açıklamada, istatistiklere göre özellikle yayalar ve bisikletliler için cadde trafiğinde ölüm riskinin oldukça yüksek olduğu, 2005 yılında trafik kazalarındaki ölümlerde bu grubun payının Avrupa Birliği'nde (AB) yüzde 25, Kore ve Japonya'da ise yüzde 45 oranında olduğu bilgisine yer verildi.

AB'nin, konuya ilişkin olarak ''eSafety'' (eGüvenlik) programını 2010 yılı itibariyle trafik kazalarını yarıya indirme amacıyla hayata geçireceği ifade edilen açıklamada, bu kapsamda, Avrupa-NCAP çarpışma testinin de yayaları korumak için etkili teknikler arasında yer aldığı, Japonya ve Kore'de ise yasa koyucuların da benzer ölçümlerle hareket ettikleri kaydedildi.

1 milyon dolara Batmobil, makineli tüfekler dahil



Batman hayranı çılgın bir İsveçli, tam 1 milyon dolar harcayarak 3.5 yılda Batmobil’in kopyasını yarattı.


Gotham’ın zengin işadamı Bruce Wayne kadar banka hesabı şişkin olmasa bile, İsveçli Batman hayranı yine de Batmobil’ine harcayacak 1 milyon doları bulabilmiş. 1973 model bir Lincoln Continental şasisi üzerine kurulan Batmobil’in bitirilmesi tam 3.5 yıl almış.

Stockholm trafiğinde deneme şansı olmasa da araçta 700 beygir gücünde bir motor bulunuyor. Ayrıca ‘orijinal’Batmobil’de bulunan akıllı navigasyon sistemi, her yönü izleyen HD kontrol kameraları, tümüyle otomatik kapılar, şanzıman, otomatik pilot, yol bilgisayarı da araçta eksik değil.

Ancak bu aksam içinde en tuhafı, Batmobil’in üstündeki yuvalardan fırlayıp ‘düşmana’ ateş açan makineli tüfeklerin aynen bu araçta da bulunması. Elbette İsveçli makanlar, bu silahların dolu olarak gezidirilmesini yasaklamış.

Uçan araba gerçek oluyor



Tam olarak hayal ettiğimiz gibi değil ama bu da bir gelişmedir


Bilmkurgu türü filmleri sevenlerin sıkça karşılaştıkları uçan araba konsepti üzerine değişik teknolojileri temel alan çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Bazen elektromanyetik alan kullanılarak, bazen de havanın itme gücü kullanılarak bu hayale erişilmeye çalışılıyor.
ABD'nin Massachusetts şehrindeki Terrafugia adlı şirket ise uçak/araba karışımı değişik bir tasarım üzerine yoğunlaşarak hem karada hem havada gitmeye müsait bir araç yaratma peşinde düşmüş. Hayalimizdeki gibi manevra yeteneklerine sahip omasa da uçan araçların halka inmesi açısından önemli bir gelişme diyebileceğimiz Transition hakkında daha fazla bilgi almak için fotoğraf galerimize bakabilirsiniz.

Şaka Gibi Meyveler Geliyor



İspanyol araştırmacılar, laboratuarda armut görünümlü kavun ya da mango gibi dışı başka içi başka meyveler üretmeyi başardı.


Haber, Aslında meyve üzerinde çalışmalar yeni değil. Tüysüz şeftali, çekirdeksiz üzüm veya çekirdeksiz karpuz gibi meyveler çoktan raflarda yerini almış durumda.
Ancak İspanyol araştırmacılar, eski köye yeni adet getirme peşindeler.
Meyve konusunda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Örneğin elmanın içi artık kırmızı olacak. Ya da birkaç lezzeti barındıran sakızlar gibi, erik ve kayısının tadını aynı meyveden alacağız.
İspanya’da bir laboratuar yöneticisi, çalışmalarının amacının bir çok alanda var olan innovasyon uygulamasını meyvelere taşımak olduğunu açıklıyor.
Araştırmacıların, polenle dölleyerek laboratuarda gerçekleştirdikleri bu meyvelerin ne zaman marketlerde yer alacağı merakla bekleniyor. Tabii bu durum, genetiği oynanmış gıdalara karşı bu kadar ciddi bir mücadele yürütülürken tartışmaları da alevlendirecek gibi...

Dünyanın En Büyük Host Firması GoDaddy Satılık



Hosting Hizmeti veren dünyanın en büyük host firması GoDaddy, 1 milyar dolara satılık


Haber, Alan adı kaydı ve hosting hizmeti alanında dünyanın en büyük şirketi GoDaddy satışa çıktı.
Sahip olduğu 43 milyon alan adı ile dünyanın en büyük hosting ve alan adı kayıt şirketi GoDaddy satışa çıktı ve Wall Street Journal'a göre değeri 1 milyar dolar civarında olacak. Cirosu 750 - 800 milon dolar olarak tahmin edilen bir şirket için oldukça iyi bir fiyat aslında.
Sağladı desteklerle, veri transferi hızı,  E-posta Hesabı Adedi, Toplam E-posta Alanı, Firevall'ları, uygun fiyatlı MS SQL Database destekleri, ASP.NET v1.0/2.0/3.0/3.5 Destekli Alt Yapısı ve  Limitsiz Alt etki alanları şuan rakipsiz sayılabilecek hosting firması 1 milyar dolar çok ta büyük bir para sayılmaz aslında.
programlar.com

Brezilya F-X2 İhalesi Bu Ay Sonuçlanıyormu?

2 Mar, 2010 | Kategori: Hava Savunma Sanayi, Savunma ve Strateji: Özge Kılınç | oezge.kilinc@arcor.de
hükümetinin ilk defa bundan sekiz buçuk yıl önce, 6 Ağustos 2001 tarihinde kamuoyuna duyurarak start alan yeni nesil çok rollü av-bombardıman jet uçağı ihalesi F-X2, geçtiğimiz aylardaki ardı arkası kesimleyen haberlerin ardından bu ay içerisinde nihayet son buluyor gibi gözüküyor.
Bilindiği gibi ‘nın uluslararası savaş uçağı ihalesi F-X2′ye İsveç’ten JAS-39 NG, ‘dan (F3), ‘den () jetleri iştirak ediyorlar.
Geçtiğimiz aylarda, özellikle ‘nın hükümet ve askeri kanadından yapılan çeşitli açıklamalar kamuoyunda kafaları karıştırmıştı. İlk olarak Hükümeti’nden Devlet Başkanı Sarkozy’e birazda jest maksatlı olarak Eylül 2009′da erken bir açıklama yapılarak, ihalenin galibinin konsepti ile Fransız olduğu açıklanmıştı.
Ardından gerek ‘nin  Büyükelçiliği nezdinde yapılan açıklamaları, gerekse uluslararası kamuoyu tepkileriyle bağlantılı olarak bu kararın henüz resmen verilmediği tarafından resmen doğrulanmak ve söz konusu bu açıklama geri alımak zorunda kalınmıştı.
Bunu takiben Hava Kuvvetleri de, ihalede değerlendirmeye alınan uçakların genel durumunu yansıtan bir raporu kamuoyu ile paylaştı ve buna göre NG birinci sırada yer alırken,  F3 uçağı, ‘in de arkasında son sırada yer alıyordu.
Cumhurbaşkanı, Luis Inacio Lula da Silva, ‘nın siyasi ve ekonomik favorisinin çözümü olduğunu hiç bir zaman kamuoyundan gizlemedi ve hatta en son 4 Şubat 2010 tarihinde,  firmasının  çözümünün 36 uçaklık ihaleyi alacağını bildiğini dile getirebilecek kadar ileri gitti. Bunun üzerine firmasının hisse senetleri borsada göreceli olarak yükselmişti.
Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Juniti Saito tarafından kısa bir süre önce yapılan bir açıklamaya göre, söz konusu ihale nihayet kuvvetle muhtemel bu ayın sonuna kadar resmen sonuçlandırılmış olacak.
‘daki bu çelişkili açıklamaların bu ihaleyi kızıştırma ve rekabeti artırma taktiği olduğu varsayılırsa, sonuç itibariyle bu offset ve doğrudan veya karşı yatırımlar açısından, dolayısıyla ekonomisi için çok başarılı ve muazzam bir gambit taktiği olmuş oldu.
Nitekim ilk olarak, Hava Kuvvetleri’nin favorisi JAS-39 NG’nin İsveçli üreticisi cazip teknolojik transfer ve hat safhada yerli üretim payı ile karşı yatırım teklifinde bulundu. Buna göre: uçağın projesine kısıtlamasız katılım ve tüm teknolojilerin tam transferi yanında, tarafından seçilecek her türlü silah sisteminin entegrasyonu, motor bakım ve idame yeteneklerinin kazandırılması, dahasında uçağın gövdesinin 80%’ninin ‘da üretimi ve ‘da NG üretim tesisleri inşaa edilerek uçağın Güney Amerika pazarına üçüncü ülkelere satışında işbirliği gibi unsurlar yer alıyordu.
Daha sonra ‘den de, siyasi/ekonomik açıdan şansının azaldığını farkedince ek bir cazip teklifte bulundu. Teklifin ekonomik ve karşı yatırım boyutu, teknolojik ve üretim kısmından çok daha ağır basıyordu. Zira üretim açısından sunulan teklifine göre: uçağının sadece radom ve kanatları ‘da üretilecek, bunun dışında motorun bu ülkede sadece montaji gerçekleşecek ve idame kabiliyeti sağlanacak, bunun dışında teklif ‘nın tercih ettigi İsrail’in  yapımı hava-hava amaçlı kızılötesi güdümlü mühimmatlardan Python ve Derby füzelerinin sertifikasyonları ile sınırlıydı ve burada kaynak kodları dahi kısıtlamasız verilmiyordu.
bu teklifinin çok da cazip olmadığını çok iyi bildiğinden dolayı, son haberler ‘nin  seçilmesi halinde 200 adet üretimi EMB 314 Super Tucano tipi tek prop motorlu eğitim/yakın destek uçağı almayı vaadettiği yönünde.
İhalede siyasi açıdan başından beri en şanslı aday olarak gösterilen Fransız cephesinden de yine bir adeta son dakika teklifi geldi ve buna göre uçağı satışında maliyet bazında 30 yıllık bakım süreci de dahil toplam 2 milyar dolar ($) birden indirim yapıldı.
medyasından edinilen bilgilere göre, 36 adet F3 uçağının, 30 yıllık bakım ve losjitik destek masrafları da dahil maliyeti 10 milyar dolar ($). ‘in uçaklarının maliyeti 7,7 milyar ve çözümü NG’lerin maliyetiyse 6 milyar dolarla ($) ilk aşamada en hesaplı çözüm olarak görülüyor.
Hava Kuvvetleri’nin favorisinin JAS-39 , hükümetinse olması, ‘in şansının sıfırlandığı anlamına da gelmemeli. Zira bunun en sembolik göstergesi, Deniz Kuvvetleri ()’ye ait bir uçak gemisinin çok yakında, kesin karar bu ayın sonuna kadar verilmeden önce,‘ya gönderilmesi ve kamuoyunun uçaklarını daha yakından tanımasını sağlamaya gayret göstermesi. Bu bağlamda, Dışişleri Bakanı Hillary Clinton da Güney Amerika’nın parlayan ekonomisi ‘ya bu ayın ilk yarısında ziyarette bulunarak, ‘nın () uçağını seçmesini tavsiye edecek.
İhalede kaybetme şansını uluslararası pretij açısından kendinde görmeyen ve F-X2 değerlendirmesine “olmazsa olmaz” olarak bakan tek katılımcı ise kuşkusuz uçağı ile Fransız firması ve Devleti. Zira 13 senedir seri üretimi yapılan uçağını bugüne uluslararası pazarda dışında hiç bir ülkenin hava kuvvetleri tercih etmedi. bu ihalede seçilmesi için, yüzmilyonlarca avro (€) zarar etmeye bile çoktan hazır.
Özge Kılınç
SSNet Kurul Başkanı ve Yayın Danışmanı

()

JAS-39 NG (İsveç)

Ucuz benzine yoğun ilgi

Açılış nedeniyle yüzde 25 indirimli akaryakıt satışı yapılan istasyona sürücüler akın etti


Ucuz benzine yoğun ilgi
Akaryakıt şirketinin indirim duyurularını dikkate alan sürücüler, açılışı yapılan istasyonunun önünde kuyruk oluşturdu. Saat 12:00'da istasyona müşterilerin alınması ile birlikte sürücüler akaryakıt pompalarına gitmek için adeta birbirileriyle yarıştı. Açılış nedeniyle bir araca en fazla 150 TL'lik yakıt verildi.

Bayrampaşa Kışla Caddesi'nde yeni bir akaryakıt şubesi açan akaryakıt firması ilk gün fiyatların yüzde 25 oranında düşürüleceğini duyurdu. İlanları ve firmanın yaptığı reklamları dikkate alan sürücüler, boş depolarla akaryakıt istasyonunun önünde beklemeye başladı.
Açılış saatinin gelmesiyle birlikte sürücüler istasyona akın etti. Sürücülere her araç için en fazla 150 TL akaryakıt alma imkanı sağlandı. Sürücüler kampanya nedeniyle depoda 30-40 TL kar yaptıklarını belertti.

Firma yetkilisi Hakan Saatçi yüzde 25'lik indirimin gece saat 24'de kadar devam edeceğini belirtti. Firmanın kampanyadan sonra yüzde 6-7 indirimle akaryakıt satacağını belirten Saatçi, vatandaşların yoğun ilgisi ile karşılaştıklarını söyledi.


CHA

Hortum Alanya'da çatıları uçurdu!

Antalya'nın Alanya ilçesinde meydana gelen hortum nedeniyle bir halı sahanın çatısı uçtu

08 Ekim 2010 Cuma, 14:36:50
Hortum Alanya'da çatıları uçurdu!
Alanya'nın Payallar beldesinde gece saatlerinde etkili olan yağışın ardından denizde hortum oluştu. Kıyıda yaklaşık 200 metrelik alanda etkisini gösteren hortum nedeniyle bir halı sahanın demir profilden oluşan çatısı uçtu. Devrilen çatı, sahanın yanında bulunan otelin girişindeki market, yüzme havuzu ile otoparktaki 18 otomobile zarar verdi.

Zaman'ın haberine göre, otelin Satış ve Pazarlama Müdürü Ali Bıçakçı, hortum nedeniyle otellerinde 250 bin lira civarında maddi hasar oluştuğunu belirtti. Bıçakçı, şunları söyledi:

''Hortum nedeniyle otelin yanındaki halı sahanın çatısı uçtu. Çatı daha sonra otelin resepsiyon, havuz ve marketin bulunduğu alana devrildi. Otel ile halı saha arasında bulunan otoparkta, 18 müşterimizin aracı da zarar gördü. Otelde doluluğu yüzde 80 oranında, ancak meydana gelen olay nedeniyle müşterilerimizi tahliye ediyoruz. İsteyen müşterilerimizi Alanya'da başka otellerde ağırlayacağız. Araçlarında hasar oluşan müşterilerimizin de zararını karşılayacağız. Tahmini olarak otelimizde otomobil masrafları hariç 150-200 bin civarında maddi hasar, konaklama nedeniyle de 35 ile 50 bin arasında zararımız var.''

Payallar Belediye Başkanı Abdullah Öztürk de, hortum nedeniyle beldedeki bazı iş yerleri ve seralarda ufak çaplı maddi hasar yaşandığını, yaralanan olmadığını bildirdi.

Alanya Meteoroloji Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, fırtınanın da etkili olduğu bir saat içinde metrekareye 16 kilogram yağış düştü.

Marmara sallanmaya devam ediyor

Dün gece 2 deprem meydana geldi

08 Ekim 2010 Cuma, 11:33:32
Marmara sallanmaya devam ediyor
Marmara Denizi'nde 3 Ekim'de yaşanan 4.4 büyüklüğündeki depremin ardından küçük çaplı sarsıntılar devam ediyor.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü gece saat 02.37 ile saat 06.38'de 2.5 büyüklüğünde iki deprem daha meydana geldiğini açıkladı. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı da depremlerin büyüklüğünü 2.6 olarak duyurdu.

Marmara Denizi'nde 3 Ekim günü saat 20.49'da 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmişti. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre, deprem denizin 40.8237 enleminde ve 28.1382 boylamında gerçekleşmişti. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı da depremin büyüklüğünü 4.5 olarak bildirmişti.

CHA

Cinsel gücü artırıyor

Aynı zamanda zihinsel yorgunluk, mutsuzluk ve depresyonla mücadele ediyor...


Cinsel gücü artırıyor
Omega-3, çinko, demir, B vitamini ve protein açısından oldukça zengin olan mercimek; zihinsel yorgunlukla, mutsuzlukla ve depresyonla mücadele ediyor. Uzmanlar, mercimeğin cinsel gücü de artırdığını dile getiriyor.

Kıl dönmesi kâbusu!

Yirmi dakikada kurtulabilirsiniz ve işlem sonrası evinize yürüyerek gidebilirsiniz...

08 Ekim 2010 Cuma, 16:33:13
Kıl dönmesi kâbusu!
Halk arasında kıl dönmesi olarak bilinen Pilonidal Sinüs hastalığına, ameliyatsız tedavi imkanı sunan genel cerrah Orçun Oral Şentürk, uyguladığı tedavi yönteminin ameliyat kadar başarılı olduğunu belirterek, ''İşlem 20 dakika sürüyor ve hasta yürüyerek taburcu oluyor'' dedi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Şentürk, kıl dönmesi rahatsızlığı bulunan hastaların doktora gittiklerinde, kendilerine ilk olarak ''Bu hastalığın ameliyatsız tedavisinin mümkün olmadığının'' söylendiğini ifade etti. Bunun yanlış olduğunu belirten Şentürk, hastalık derecesi, evre 1 ve 2 olanların, fenol tedavisiyle tamamen sağlıklarına kavuşabildiklerini belirtti.

Hastalıktaki başarı oranının erken teşhise göre arttığını ifade eden Şentürk, Türkiye'de kıl dönmesi rahatsızlığının çok sayıda görüldüğünü, fakat hastalık kuyruk sokumunda oluştuğu için çoğu vatandaşın utancından rahatsızlığını kimseyle paylaşmadığını kaydederek vatandaşları, doktora görünmeleri konusunda uyardı.

Şentürk, hastalık derecesi evre 1 ve 2 olan hastalarda başarı sağlayan tedavi yöntemini, evre 3 ve 4'e uygulamadıklarını ve bu hastaları ameliyata yönlendirdiklerini belirtti.

Bıçak altına kesinlikle yatmayacaklarını söyleyen evre 3 ve 4 hastalarına, durumları daha da kötüye gitmesin diye fenol uyguladığını ifade eden Şentürk, ''Çünkü bu yöntemin en ufak bir zararı yok. Aksine enfeksiyon açısından faydası var. Kılları temizliyorsunuz. Evre 3 ve 4'teki hastalarımdan tamamen iyileşenler de oldu'' dedi.

Kıl dönmesi rahatsızlığının, 20 ila 35 yaş arasındaki, hafif gürbüz, cilt altı dokusu yağlı kişiler ile daha çok oturarak iş yapanlarda görüldüğünü ifade eden Şentürk, kıl dönmesinin, enseden ve sırttan düşen kılların kalçanın orta bölgesindeki oluğa (kıl folikülü) girerek bu bölgede yuva oluşturmasıyla meydana geldiğini ve hastalığın daha çok erkeklerde görüldüğünü kaydetti.

-KORUNMA YOLLARI-

Başhekim Şentürk, hastalıktan korunma yollarını şöyle anlattı:

''Oturarak iş yapanlar, kalça ortasındaki oluğun temizliğine dikkat etmeli. Özellikle o bölgedeki kıllar lazer epilasyonla ya da tüy dökücü kremlerle temizlenmeli. Her banyodan ve her berberden sonra, o bölgede kıl kalmamasına dikkat edilmeli. Uzun süre oturanlar kesinlikle kaykılarak oturmamalı, bunun yerine dik oturmalı. Spor yapılmalı. Çünkü günlerinin büyük bir bölümünü bilgisayar başında geçirenler hızla kilo alıyor ve cilt altı yağlanıyor. Oturdukça o bölgedeki kılların içeri girme ihtimali biraz daha artıyor.''

Fenol tedavi yönteminin 10 yıldır Elazığ Fırat Üniversitesinde uygulandığını kaydeden Şentürk, tedavi yöntemini 3 yıl önceki mecburi hizmeti sırasında bu üniversiteden mezun olan meslektaşından öğrendiğini ifade etti.

Şentürk, tedaviyi 2 senedir İstanbul'da uyguladığını, bugüne kadar 1000'in üzerinde hastayı tedavi ettiğini, artık bu konuda söz sahibi olduğunu belirterek, ''İşlem 20 dakika sürüyor ve hasta yürüyerek taburcu oluyor. Uygulamanın en önemli özelliği tedavi sonrasında herhangi bir ağrı ve sızının olmayışı. Hasta 1 gün sonra işinin başına dönebiliyor. Kıl dönmesine uyguladığımız yöntem ameliyatlardaki kadar başarılı'' diye konuştu.

AA

Bağırsağından vana kolu çıktı!

Mide ağrısı şikayetiyle hastaneye kaldırıldı!

08 Ekim 2010 Cuma, 11:12:34
Van'da mide ağrısı şikayetiyle hastaneye kaldırılan kadının bağırsağından, 10 santimetre uzunluğunda vana kolu çıktı.

 Haberin fotoğrafları için tıklayınız...

Alınan bilgiye göre, evindeki 10 santimetre uzunluğundaki metal vana kolunu yutan F.G, bir gün sonra şiddetli mide ağrısı şikayetiyle İpek Yolu Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Yapılan tetkiklerde F.G'nin midesinde 10 santimetre uzunluğunda metal bir cismin bulunduğu görüldü. Doktorlar, vana kolu olduğu belirlenen cismin doğal yollarla vücuttan atılmasını bekledi.

Ancak midenin ardından kalın bağırsağa yerleşen cismin doğal yollardan vücuttan atılmayacağını tespit eden doktorlar, hastaya operasyon yapılmasına karar verdi. Yaklaşık 40 dakika süren operasyonda vana kolu bağırsaktan çıkarıldı.

Hastane yetkilileri, operasyonun başarıyla tamamlandığını, F.G'nin kısa sürede iyileşmesini beklediklerini söylediler.

Hastanın, lohusa döneminde girdiği bunalım yüzünden metal cismi yutmuş olabileceğini ifade eden yetkililer, hastanın tedavisinin psikiyatri servisinde devam edeceğini bildirdiler.

AA