18 Ekim 2010 Pazartesi




Azerbaycan tanklarını Türkiye değil, İsrail modernleştirecek





BAKÜ

 






















İsrail’in en büyük savunma şirketi Elbit Systems’in, Azeri ordusunun T-72 tanklarının modernizasyonunu gerçekleştireceği bildirilirken, Azeri hükümetinin, Elbit’i Aselsan’a tercih ettiği belirtildi.

Azerbaycan medyasının Azeri askeri kaynaklarına dayanarak verdiği habere göre, Azeri ordusunun T-72 tanklarının modernleştirilmesi projesini, İsrailli Elbit Systems üstlendi. Bu konuda Elbit ile Azeri tarafı arasında bir anlaşmaya varıldığı kaydedildi.

Bundan önce, Elbit’in, Azerbaycan’da bazı tanklarda test çalışmaları yaptığı, Aselsan’ın da eş zamanlı olarak Nahçivan’da tanklarda atış kontrol sistemlerini test ettiği, sonunda Elbit’in teklifinin seçildiği ifade edildi. Bu arada, Elbit, 56 milyon dolarlık kontratını kazandığını sitesinde duyururken, çalışmaların iki yıllık bir sözleşme çerçevesinde gerçekleşeceğini belirtti.

Ancak Türkiye’nin, Azerbaycan’da başka savunma kontratlarını alabileceğine, MKEK’nin bu ülke ile küçük silahlar ve cephanenin ortak üretimine ilişkin müzakerelerini sürdürdüğüne dikkat çekildi.

(ANKA)


İstanbul - Washington DC direkt uçuşları 6 Kasım'da başlıyor

Türk Hava Yollarının, İstanbul'dan Washington DC'ye direkt uçuşları 6 Kasım 2010 tarihinde başlıyor.




THY’den yapılan açıklama tüm Washington yolcularını sevindirecek gibi gözüküyor. Türk Hava Yolları, İstanbul’dan başlayacak yeni seferleri ile Amerika'nın başkenti Washington’a direkt uçma imkanı sunacak.

6 Kasım 2010’dan itibaren yolcular İstanbul’dan Washington’a Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Pazar olmak üzere haftada 5 gün uçabilecek ve 786 Avro'dan (tüm vergi ve harçlar dahil) başlayan indirimli ücretlerle seyahat edebilecekler.

AYRINTILI BİLGİ İÇİN TIKLAYIN

Bilişimcilere New York'ta maaşlı staj müjdesi





New York merkezli Traineesource şirketi, Yıldız Holding'in bilişim grubu şirketi Medyasoft işbirliğinde, Türk bilişim profesyonellerine ABD'de maaşlı staj programı baslattı.

Traineesource Şirketi Başkanı Gökhan Özkök ile Üst Yöneticisi (CEO) Fethi Olcay Sönmez, A.A muhabirine yaptıkları açıklamada, staj programıyla mesleki birikim ve tecrübesi olan adaylara Amerika'da uzun süreli stajyerlik (internship) ve uzman stajyerlik (traineeship) imkanı sunduklarını belirterek, programın çok ilgi gördüğünü belirttiler.

Özkök, 6 ay, 1 yıl ya da 18 aylık bir dönemi kapsayan ABD'nin önemli şirketlerinde yapılacak staj programı çerçevesinde, web programcısı, yazılım mühendisi veya programcısı, web teknolojileri uzmanı, lamp programcısı mobil uygulama geliştiricisi, portal geliştiricisi, flash programcısı, SAP danışmanları, proje müdürü, network mühendisi ve teknisyeni, sistem mühendisi ve teknisyeni, veritabanı, güvenlik ve diğer bilişim uzmanlarının yetişeceğini bildirdi.

Staj fırsatını değerlendirmek isteyenler arasında Türkiye'nin ODTÜ, Boğaziçi, Bilkent gibi önemli üniversiteleri dışındaki okullardan mezun gençlerin ve bulunduğunu anlatan Özkök, "Şimdiye kadar staj programına başvuran 70 kişiye program hakkında seminer verdik. Seminer alanlar arasında Urfa'lı bir çiftçinin oğlu olan Harran Üniversitesi mezunu bir genç de var, Kars'lı olan babası hayvancılıkla uğraşan Kafkas Üniversitesi mezunu bir de genç de... Tüm bu adaylar Amerika'ya giderek tam bir bilişim profesyoneli olmak istiyor" dedi.

Özkök, başvuran adayların özgeçmişlerine baktıklarını ve ne yapmak istediklerini mülakatlarla anlamaya çalıştıklarını belirterek, programın yüksek teknolojileri üretecek Türk girişimci sayısını arttırması bakımından Türk bilişim sektörüne de önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.

Bilişimin kendini sürekli yenileyen ve değişimlerin oldukça süratli olduğu bir sektör olduğuna dikkati çeken Özkök, mobil cihazlar için geliştirilmiş yazılım paketlerinin bunun en önemli örneği olduğunu kaydetti.

Özkök, iPhone için 2,5 yıl içinde 300 bine yakın yazılım üretilmesini örnek gösterirken, söz konusu yazılımların sadece birkaç yüzünün Türk'ler tarafından geliştirildiğini, bu bakımdan yazılımdaki furyadan Türkiye'nin daha fazla pay alması için yürüttükleri insana yatırım amaçlı staj programının oldukça önemli olduğunu vurguladı.

Kimler başvurabilecek

Faaliyetlerine 1999 yılında yazılım distribütörü olarak başlayan Yıldız Holding'in bilişim grubu şirketi Medyasoft'un ABD'nin önde gelen eğitim kuruluşu New Horizons ve New York merkezli staj ve kariyer firması Traineesource ile eğitim alanında stratejik iş ortaklığı bulunuyor.

Medyasoft'un Türk bilişim profesyonellerine başlattığı ABD'de maaşlı staj programına başvurmak için 4 yıllık üniversite mezunu ve 1 yıllık iş tecrübesine sahip olmak gerekiyor. Adaylar 4 yıllık üniversite bitirmemiş ise de 5 yıllık iş tecrübesine sahip olmaları isteniyor. İyi veya çok iyi derecede konuşabilir ve anlayabilir derecede İngilizce tecrübesine sahip olmak da staj programı için istenen diğer bir şart.

(CNNTurk)

Bilişimcilere New York'ta maaşlı staj müjdesi




New York merkezli Traineesource şirketi, Yıldız Holding'in bilişim grubu şirketi Medyasoft işbirliğinde, Türk bilişim profesyonellerine ABD'de maaşlı staj programı baslattı.

Traineesource Şirketi Başkanı Gökhan Özkök ile Üst Yöneticisi (CEO) Fethi Olcay Sönmez, A.A muhabirine yaptıkları açıklamada, staj programıyla mesleki birikim ve tecrübesi olan adaylara Amerika'da uzun süreli stajyerlik (internship) ve uzman stajyerlik (traineeship) imkanı sunduklarını belirterek, programın çok ilgi gördüğünü belirttiler.

Özkök, 6 ay, 1 yıl ya da 18 aylık bir dönemi kapsayan ABD'nin önemli şirketlerinde yapılacak staj programı çerçevesinde, web programcısı, yazılım mühendisi veya programcısı, web teknolojileri uzmanı, lamp programcısı mobil uygulama geliştiricisi, portal geliştiricisi, flash programcısı, SAP danışmanları, proje müdürü, network mühendisi ve teknisyeni, sistem mühendisi ve teknisyeni, veritabanı, güvenlik ve diğer bilişim uzmanlarının yetişeceğini bildirdi.

Staj fırsatını değerlendirmek isteyenler arasında Türkiye'nin ODTÜ, Boğaziçi, Bilkent gibi önemli üniversiteleri dışındaki okullardan mezun gençlerin ve bulunduğunu anlatan Özkök, "Şimdiye kadar staj programına başvuran 70 kişiye program hakkında seminer verdik. Seminer alanlar arasında Urfa'lı bir çiftçinin oğlu olan Harran Üniversitesi mezunu bir genç de var, Kars'lı olan babası hayvancılıkla uğraşan Kafkas Üniversitesi mezunu bir de genç de... Tüm bu adaylar Amerika'ya giderek tam bir bilişim profesyoneli olmak istiyor" dedi.

Özkök, başvuran adayların özgeçmişlerine baktıklarını ve ne yapmak istediklerini mülakatlarla anlamaya çalıştıklarını belirterek, programın yüksek teknolojileri üretecek Türk girişimci sayısını arttırması bakımından Türk bilişim sektörüne de önemli katkı sağlayacağını dile getirdi.

Bilişimin kendini sürekli yenileyen ve değişimlerin oldukça süratli olduğu bir sektör olduğuna dikkati çeken Özkök, mobil cihazlar için geliştirilmiş yazılım paketlerinin bunun en önemli örneği olduğunu kaydetti.

Özkök, iPhone için 2,5 yıl içinde 300 bine yakın yazılım üretilmesini örnek gösterirken, söz konusu yazılımların sadece birkaç yüzünün Türk'ler tarafından geliştirildiğini, bu bakımdan yazılımdaki furyadan Türkiye'nin daha fazla pay alması için yürüttükleri insana yatırım amaçlı staj programının oldukça önemli olduğunu vurguladı.

Kimler başvurabilecek

Faaliyetlerine 1999 yılında yazılım distribütörü olarak başlayan Yıldız Holding'in bilişim grubu şirketi Medyasoft'un ABD'nin önde gelen eğitim kuruluşu New Horizons ve New York merkezli staj ve kariyer firması Traineesource ile eğitim alanında stratejik iş ortaklığı bulunuyor.

Medyasoft'un Türk bilişim profesyonellerine başlattığı ABD'de maaşlı staj programına başvurmak için 4 yıllık üniversite mezunu ve 1 yıllık iş tecrübesine sahip olmak gerekiyor. Adaylar 4 yıllık üniversite bitirmemiş ise de 5 yıllık iş tecrübesine sahip olmaları isteniyor. İyi veya çok iyi derecede konuşabilir ve anlayabilir derecede İngilizce tecrübesine sahip olmak da staj programı için istenen diğer bir şart.

(CNNTurk)

Türk Amerikan Konseyi toplantısı başladı







29’ncu Türk Amerikan Konseyi Konferansı bugün Washington’da başladı. “2010: Ortak Hedeflere Ulaşmak” başlıklı konferansta bu yıl Amerika Savunma Bakanı Robert Gates, Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Savunma Bakanı Vecdi Gönül katılıyor. Bu yılki toplantılarda ağırlıklı olarak füze savunma sistemi konusunun gündeme gelmesi muhtemel.

Amerikan yönetimi Avrupa’da NATO bünyesinde füze savunma sistemi kurulmasının gerekliliğine vurgu yaparken coğrafi konumu nedeniyle Türkiye önemli rol oynayabilir. NATO üyesi olarak Türkiye hem füze savunma sistemi kurulması politikası konusunda görüşünü dile getirecek hem de ev sahipliği yapıp yapmayacağı konusunda karar verecek. Türkiye’nin bazı çekinceleri olduğu biliniyor ve taraflar arasında müzakerelerin sürdüğü belirtiliyor. Bugün Washington’da başlayan 29. Türk Amerikan Konseyi toplantılarında da bu konunun sıkça gündeme gelmesi bekleniyor.

Washington’daki Uluslararası ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSIS) Türkiye Projesi Direktörü Bülent Alirıza, Amerika’nın füze savunma sistemiyle İran’dan gelebilecek olası bir balistik füze saldırısına karşı hem kendisini hem de Avrupa’yı korumak istediğini söylüyor. Ancak Türkiye’nin çekinceleri olduğu malum. Geçen hafta Brüksel’de yapılan NATO zirvesinde Türk tarafının bu çekincelerini Amerikalı muhataplarına ilettiği biliniyor. Alirıza'ya göre Türkiye, NATO müttefiki Amerika'ya ret yanıtı vermek istemediği gibi komşusu İran'la ilişkilerini de zora sokmak istemiyor.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen Kasım ayında yapılacak NATO zirvesine kadar füze savunma sistemi konusunda bir şekilde uzlaşmanın sağlanacağını düşündüğünü söylemişti.

Türk Amerikan ilişkilerinden söz ederken son dönemde özellikle işbirliği alanlarından ziyade olumsuz noktalar öne çıkıyor. İran’ın nükleer programı konusundaki uyuşmazlık; füze savunma sistemi konusundaki çekinceler; İsrail – Hamas meselesi; son olarak gündeme gelen ve Washington’da rahatsızlık yarattığı anlaşılan Türkiye’nin Çin’le askeri tatbikat yapması vs…

Uluslararası ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Türkiye Projesi Direktörü Bülent Alirıza, Türk Amerikan ilişkilerinin yine zor bir dönemden geçtiğini, bu ilişkilerin bir düzeyin altına inmesine izin verilmese de tarafların ilişkinin niteliğini gözden geçirmesi gerektiğini söylüyor.

Türk Amerikan Konseyi toplantısı, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu’nun Ermeni soykırımı iddialarına ilişkin bir tasarıyı onaylaması üzerine ertelenmişti. Alirıza, Türk Amerikan Konseyi toplantılarında geleneksel olarak olumlu bir hava yansıtılmaya çalışıldığını söylüyor, ancak bu sorunların göz ardı edilemeyeceği de bir gerçek.

(VOA)

Tofaş çatısı altında yer alan Fiat ile Turkcell, gerçekleştirdikleri işbirliği kapsamında İşTcell’li şirketlere % 10’a varan indirimler sağlayan yeni bir kampanyaya start verdiler. Turkcell kurumsal hattı sahibi İşTcell’li şirketler için geçerli olan ve 30 Kasım’a kadar sürecek kampanya kapsamında Fiat Doblo Classic’ten Fiat Ducato’ya, Fiat Bravo’dan Fiat Linea’ya kadar tüm Fiat modelleri İşTcell’lilere özel indirimle satın alınabiliyor.

2009 yılında Türkiye’nin binek+hafif ticari ulusal pazar lideri Fiat, 2010 yılının Eylül ayı sonu itibariyle ulaştığı 65 bin adeti aşan satışla gösterdiği yüksek performansını pekiştirecek satış kampanyalarına bir yenisini daha ekledi. İşTcell’li şirketlere özel “İşteKazan Programı” kapsamında Fiat markalı otomobil ve hafif ticari araç alımlarında % 10’a varan özel indirim imkanı sunuluyor.
İşTcell şifresi, vergi lehvası ve kurumsal Turkcell hattının son 2 aya ait herhangi bir faturası ile katılımcı Fiat yetkili satış bayilerine gelen müşteriler, 30 Kasım’a kadar sürecek kampanya kapsamında tüm Fiat model yelpazesi için geçerli olan stoklarla sınırlı kampanyadan yararlanabilecekler.

Ayrıca satın alma tercihini Fiat markalı otomobillerden veya Fiat Fiorino, Fiat Doblo Classic ve yeni Fiat Doblo’dan yana kullanacak tüm müşterilere, 3 yıl veya 150 bin km garanti ise standart olarak hediye ediliyor.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, köprü ve otoyollardan geçişi sağlayan Kartlı Geçiş Sistemi (KGS) kartına en düşük 50 liralık yükleme yapma zorunluluğunun kaldırılması gerektiğini söyledi.
Kaya, yaptığı açıklamada, köprü ve otoyolları kullanan sürücülerin edindiği KGS'ye 50 liranın altında yükleme yapılamadığını belirtti.

Kamyoncuların, özellikle yurt dışından gelip de 1-2 kez geçiş yapacakları kartlara 50 lira yüklemeden köprüden geçemediğini, otoyolları kullanamadığını ifade eden Kaya, şöyle konuştu:
“Köprüden geçiş 4 lira, otoyollarda ise en kısa süreli geçiş 1,5 liradan başlıyor. Yani bir sürücü, yaz tatiline çıktığı gün kısa süreli geçiş yapacağı otoyolu kullanmak için 50 lira ödüyor. Bunun 5-10 lirası geçişlerde gidiyor. Geriye kalan 40 lira, bir daha tatile çıkacağı döneme kadar kartta kalıyor. Tüketicinin parasına uzun süreli ipotek konuluyor. Hizmetlerin en düşük birimiyle satılabilmesi şartı vardır. Bir geçişlik imkan tanıyacak yüklemeler yapılabilmeli ya da satışlar olmalı. Bozuk paraya dönüşmemesi için 5-10 liralık yüklemeler yapılabilmelidir.”

Karayolları Genel Müdürlüğünün uzun vadede verilecek hizmetin ücretini kısa vadede aldığını ileri süren Kaya, “Birçok turnikede nakit kullanımının olmaması nedeniyle 'ya ödeyeceksin ya da orada kalacaksın' deniliyor. En düşük birimiyle, en bölünebilir haliyle hizmet sunulması gerekiyor. Otoyollar, iyi hizmet sunulması amacıyla yapıldı. Ticari kazanç olarak bakılmamalıdır. OGS, 'otoyol geçişlerinde soygun' olmamalıdır” dedi.

SÜRÜCÜLERE KARTLARIN VE CİHAZLARIN SATILMASI

Kaya, KGS dolumu yapılan gişelere gidildiğinde sürücülerin şikayetlerinin daha açık görülebileceğini vurgulayarak, bunun yanı sıra eksi bakiye ile geçişlerde kartın ya da araca takılan optik okuyuculu cihazın kullanıma kapatıldığını anlattı.

Ayrıca, eksi bakiye durumlarında cezalı geçiş yapıldığı gerekçesiyle 10 kat ceza ödendiğini öne süren Kaya, şunları kaydetti:
“Kamu hizmeti mantığına ters bir uygulama. Manyetik kart 3 liraya, optik okuyucu cihaz ise 40 liradan satılıyor. Fabrika çalışanlarına işe giriş ve çıkışları için verilen kartlardan para alınması gibi garip bir durum. Sürücü, aracını sattığında ya da bir daha kullanmayacağı durumlarda geri veremiyor. 40 liralık cihazı evine götürüyor. İlgili kurumun, kendi kurduğu takip sistemini satması çok ilginçtir.”

 Türkiye'de 200 erotik market yılda 30 milyon dolarlık satış yapıyor. 600 ürün çeşidinin bulunurken en büyük talep vibratöre. Satılan ürünlere bakıldığında en büyük sorun erken boşalma, ikincisi de boyut problemi oluyor.
200'e yakın erotik marketin (sexshop) bulunduğu Türkiye'de bu mağazalar yılda 30 milyon dolarlık satış yapıyor. Antep'ten Kayseri'ye, Konya'dan Adana'ya kadar neredeyse tüm şehirlere yayılan bu erotik marketlerde 500-600'a yakın ürün çeşidi var. Bu ürünlerin yüzde 70'ini seks oyuncakları oluşturuyor. En fazla satan ürün vibratör olurken, son 5 yılda erotik iç giyime, kostümlere, uyarıcılara ve geciktirici spreylere olan talep de büyük hızla artıyor. Vibratörde ürün çeşitliliği 107'yi bulurken, fiyatlar 50 TL ile 750 TL arasında... Satılan ürünlere bakılırsa bakıldığında en büyük sorun erken boşalma. Sonra da boyut problemi geliyor.  
YÜZDE 70 İNTERNETTEN
Erotik market pazarını Türkiye'nin ilk erotik ürün mağazasını (sexshop) 1990 yılında İzmir Karşıyaka'da açan Yüksel Pısıl'la konuştuk. Tekstil işi yaparken kota sorunundan sıkılıp girdiği bu işin ardından kozmetik ve erotik ürünlere odaklanan ve yine aynı alanlarda 8 markanın Türkiye'deki tek temsilcisi olan Pısıl, "İş yapayım ama hiç kimse yapıyor olmasın" diyerek başladığı bu işte kız arkadaşının Playgirl dergisinden esinlenmiş. Bu işin hiçbir zaman Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya benzemediğini dile getiren Pısıl'ın "Şu an 1 dükkanım var. Ama internetten satış yapıyoruz. Zaten satışların yüzde 70'i internet üzerinden yapılıyor. İşyerinden sipariş verem müşterilerimiz de var" diyor. ‘En fazla talep Konya'dan geliyor' söylentisinin yalan olduğunu dile getiren Pısıl, "En fazla satış Büyükşehirlerde olur. Ama nüfusa oranla bakınca daha muhafazakar şehirlerde daha çok satış yaptığımız doğru. O bölgelerde özellikle çamaşır satılıyor. 22-30 yaş arası en yoğun müşteri grubu" diyor.


65 yaşındaki ilk müşterim vibratör aldı

İzmir'deki ilk müşterisinin dükkâna bir pazar çantasıyla giren 65 yaşında emekli bir hanım olduğunu söyleyen Pısıl, "Önce tepki verecek diye korktum. Ama sonra ‘Kocasının öldüğünü ve benim iyi bir iş yaptığımı söyledi. O gün bizden vibratör satın aldı. İlk siftahımız o satış oldu. Sonra börek yapıp bize getirmeye başladı" dedi.


Evli çiftlerden sessiz uşağa büyük talep var
Erotik marketlerde şu an satışlarda trendi hızla yükselen ürünler vzr. Bunlar şu an ciroda çok pay sahibi değil. Ama büyüme hızları yüksek. En göze çarpan ürün kadını aktif, erkeği pasif konumlandıran sessiz uşak... Salona kurulup kaldırılabilen dans direğine olan ilgi de hızla artıyor. İlgi konusunda şaşırtan bir ürün de erkek için G String. Pısıl "7'lik paketlerde satılan bu ürünlere ilgi sanıldığı gibi eşcinsellerden gelmiyor" diyor.
Ayşegül AKYARLI GÜVEN / HT EKonomi

Yıllardır krizi bahane ederek aldıkları araziler üzerinde yatırım yapmayan bine yakın firmanın arazileri geri alınıyor. Sabah Gazetesi'nden Metin Can'ın haberine göre, Adapazarı Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Üyesi Serol Atakan krizi bahane ederek yatırım yapmayan firmaların yıllardır yatırım yapacak olanları da engellediğine dikkat çekti. Atakan'ın yaptığı açıklamaya göre firmalara OSB yönetimi her yıl, 'yatırıma ne zaman başlıyorsun' diye soruluyor. Firmalar da 'Bu sene kriz var seneye başlayacağız' diyor. OSB yönetimi de ortada bir taahhüt olduğu için araziyi geri alamıyor. Bu süreç Adapazarı'ndaki 60 firma ile 13 yıldır bu şekilde işledi. Atakan'a göre bu durumun yarattığı iki türlü sorun var. Birincisi gerçekten yatırım yapacak firmalar yıllardır bölgede yer yok diye geri çevriliyor. İkincisi ise arazi rantı oluşuyor ve bu firmalar el altından anlaşarak bu arazileri rant kapısı haline getiriyor. Türkiye'de 263 adet OSB'de 70 binin üzerinde parsel bulunuyor. Ancak bunun 36 bininde faaliyet varken geri kalanı sadece kâğıt üstünde var. Türkiye'de yatırım yapılması için yıllar önce sanayicilere verilen ancak üzerine bir çivi bile çakılmayan 30 binin üzerindeki sanayi parselleri bulunuyor. İşte bu çarpık tabloyu tersine çevirmek isteyen hükümet, şimdi bu arazileri tek tek geri alıyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın destek verdiği çalışma OSB yöneticileri tarafından uygulanıyor. OSB yöneticileri 10 yılı aşkın süredir çeşitli bahanelerle yatırım yapmayan firmalarla görüşüp arazileri anlaşarak ya da hukuki süreç başlatarak geri alıyor.
AMAÇ RANTI ÖNLEMEK
10 yılı aşkın süredir yatırım sözünü yerine getirmeyen bine yakın firmadan 3 bin arazi geri alınarak yeni sahiplerine kazandırılacak. Yeni sahiplerin yatırıma bir ay içinde başlaması ise zorunlu tutulacak. Gebze OSB Başkanı Yücel Güngör de bu yıl yatırım yapmayan 21 firmadan arazilerin geri alınması için karar aldıklarını söyledi. Manisa'da büyük firmalarında yer aldığı 23 firma 10 yıldır yatırım yapmadığı için arazileri geri alınacak. Sürecin uygulandığı sanayi bölgelerinden Adapazarı'nda ise tamamı dolu görünen 90 sanayi parselinin sadece 30'u faaliyete geçmiş durumda. Kalan bölüm ise arazi alan ancak bunu gerçekleştirmeyen firmalara ait. Adapazarı OSB'den Serol Atakan firmaların bu tavrı nedeni ile gerçek yatırımcının yatırım yeri bulamadığını söyledi. "Yatırım yapmayan firmalardan arazileri geri alıyoruz" diyen Atakan sözlerine şöyle devam etti: "Bu firmalardan biri de Arçelik. Arazi kendilerine 13 yıl önce tahsis edildi. Yatırım yapacak diye çok umutluyduk. Ancak firma her sene kriz ortamı var diyerek yatırım yapmadı. Biz de araziyi geri aldık. Kendileri itiraz etmedi."
ERGÜN: OSB ÇÖPLÜĞÜNE SON VERECEĞİZ
Sabah'a konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün "Her gün yeni bir OSB kurulması talebiyle karşılaşıyoruz. Şu anda Anadolu'nun çeşitli illerinde hiç çivi çakılmamış ciddi bir OSB çöplüğü var. Buna daha fazla izin veremeyiz. OSB'lerin 3-5 müteşebbis elinde rant kapısı olarak görülmesini tasvip etmiyoruz. Artık yatırım yapmayanların tahsislerini iptal ediyoruz. OSB'lerde ihtisas alanlarına yöneldik" dedi.
11 FİRMADAN ARAZİLERİ GERİ ALINDI
Arçelik
Orsan
Küçükçalık
Yiğit
Isılsan Mak
Gedik Döküm
Ak-Plast
Kromel Mak
Şahinler Gıda
Akınal Yünlü San
Erdem Çelik
GENELGE GÖNDERİLDİ
Bakan Ergün, 'OSB'lerdeki arsa tahsisi, arsa satışları ve arsa devirleri başta olmak üzere yatırımcıların karşılaştığı sorunları çözmek amacıyla bir genelge hazırlayarak, valiliklere gönderdik' dedi. Bu genelgeye göre OSB'lerin parsel tahsis, satış ve devir işlemleriyle ruhsat ve izinlerin takip edilmesi için illerde valiliklerin koordinatörlüğünde komisyonlar kurulduğunu söyleyen Ergün 'Bakanlık olarak OSB'lerde yapılan bu işlemlerin objektif kriterlere uygun olup olmadığını izliyoruz' diye konuştu.

Türkiye’de yaşanan canlı hayvan sıkıntısı nedeniyle kurban kesim faaliyetleri de yurtdışına kayıyor. Yardım kuruluşları, 5 kıtada 50’ye yakın ülkede vekaletle kurban keseceğini duyurdu. Türkiye’de küçükbaş kurbanlık hayvan fiyatı yaklaşık 400-450 TL düzeyine ulaşırken, Burkina Faso’da 180 TL’ye, Nijerya’da 150 TL’ye kurban kestirmek mümkün. Kimse Yok Mu Derneği 44 ülkede vekaletle kurban keseceğini açıkladı. Derneğin kesim yapacağı bazı ülkeler ve fiyatlar şöyle: Sri Lanka, Nijerya ve Moğolistan 140 TL, Burkina Faso, Kamboçya ve Mozambik 170 TL, Filistin 600 TL. Cansuyu Derneği, kurban fiyatlarını Pakistan, Asya ve Afrika için 200 TL, Çeçen kampları için 250 TL, Filistin kampları ve Balkanlar için 350 TL, Türkiye için 450 TL, Gazze için 500 TL olarak açıkladı. Deniz Feneri, Türkiye’de kesim fiyatını 400 TL olarak açıklarken, yurtdışı için tek fiyat belirledi: 200 TL.

TÜRKİYE’DE 450 LİRA
Vekaletle kurban kesim bedelini Diyanet Vakfı 450 TL, THK 420 TL, Kızılay 410 TL ve Mehmetçik Vakfı 400 TL. olarak belirledi. İthal hayvan kesmeyeceğini açıklayan Mehmetçik Vakfı, kurban kesim adedini 90 bin ile sınırladı.
GAZETE HABERTÜRK - MURAT GÜRGEN